ŞAHİNLER VE CİVCİVLER

                                                           

Eskiden ,Şahin’e alıcı kuş derlerdi. Avına daldı mı almadan bırakmaz. Civciv ise daha yumurtadan yeni çıkmış, yalpalayarak anne tavuğun yanında onun verdiği yemle beslenir. Ancak, Şahinle Civcive gelinceye denk arada nice kuşlar var. Bunların kendine göre yaşama barınma  ve yeme ihtiyaçları türlü türlüdür.

Tıpkı şu an ülkemizde insanların yaşayış tarzını andıran, Asansörle  inip çıkanlarla merdivenden inip çıkanlar gibi,bu da bir tabiat olayı mı? Yoksa güçlülerin, güçsüzleri sömürdüğü bir düzen mi? Bakın burada çok adaletsiz bir yaşamın, toplumumuzda var olduğunu kuşlardan yola çıkarak insanlara yansımasından bahsedeceğim.

Şahin dedik avın en iyisini alır. Besle kargayı oysun gözünü derler. Nerede güzel koz varsa onun içini oyar. Keklik kendi ırkına ihanet eder. Takta delen nerede güzel bir ağaç görse onu oyup yuva yapar. Bülbül gibi şakıyorsun derler. Nerede güzel incir yemiş varsa onu yer. Horoz kümesin efendisidir. Tavuk ise yumurta makinesi, civcive gelince yarın, piliç olacağı aklına gelmez.

Burada avcıya av olan kuşlar,sanki özel üretilmiş birer, canlı gibi her zaman hedefteler. Ancak kendisi küçük görülen ama azıcık etim dünya kadar lezzetim var diyen serçe. Tıpkı şu an ülkedeki bazı kesimleri andırıyor.

Devletin çok kurumu gözünü ona dikmiş. Nasıl olurda türlü yollardan elde eder yakalar yeriz hesapları ile, serçe ise kendi karnını doyurmak için, başka canlının rızkına bakmaz ne bulursa onu yer. Ama alıcı kuşlardan bir türlü kurtulamaz.

Devamı yarın.