Şapkayı önüne koyma zamanı

“Gaziantep’ten gitme zamanı” yazıma beklentimin çok üzerinde dönüş aldım. Tahmin ettiğimden çok daha fazla sayıda kişi Gaziantep’ten gitmenin planlarını yapıyor. Kimisi programını çocuklarının eğitim takvimine göre ayarlıyor, kimi işlerinin durumuna göre… Çoğu kişi de gitmek mi zor, kalmak mı ikileminde gidip geliyor.

Şimdi bu yazıyı “Gaziantep’e gitme zamanı” kampanyasına muhalefet olarak değerlendirecek olanlar çıkacaktır. Daha önceki yazımda da bahsetmiştim; Bu şehri yönetenler, bu şehri cazibe merkezi haline getirmek için, bu şehrin propagandasını yapmak için, moda değimle bu şehri pazarlamak için tabiki çalışacaktır ve çalışmalıdır.

Ancak bir çalışmayı yaparken, altyapıyı ihmal ederseniz, başarısızlık kaçınılmazdır.

Şehirde yaşayan insanlar kendini güvende hmiyorsa, gelecek korkusu yaşıyorsa, Gaziantep’e gelenlerin şehirden nasıl olumlu elektrik almasını bekleyebilirsiniz?

**

Bugün bir arkadaşım köşe yazısında işlemiş, felaket tellallığı yapmadan habercilik yapalım, olumsuz algı oluşturmayalım şeklinde.

Evet şehrimizin olumsuz olaylarla anılmasının önüne geçmek için hepimizin üzerimize düşeni yapması gerekiyor.

Ancak bu görmezden gelerek olmuyor.

Nitekim bugün FOX TV’ye bağlanan Gaziantepli kebapçı, Cemevi karşısındaki dükkanında 3 aydır iş yapamadığını bütün Türkiye’ye duyurdu. Alınan güvenlik önlemleri nedeniyle 3 aydır dükkanına uğrayanın kalmadığını, kira, sigorta maliye borçlarını ödeyemez hale geldiğini dile getirdi.

Bu gerçeği göz ardı edebilir miyiz?

Bugün Ankara katliamı davasında IŞİD’in Gaziantep’te tur attığı gündeme düştü. Bunu saklayabilir miyiz?

Gaziantep’e gelenlere maç günü kapatılan yolları nasıl izah edeceğiz?

Emniyet ve Büyükşehir çevresindeki beton blokları “Gaziantep Kalesi” diye mi yutturacağız?

**

Gaziantep’te her elektrik kesintisinde, su kesintisinde insanlar “bir olay mı var” diye birbirini arar duruma düşmüş.

İnsanlar ürkek, insanlar korkuyor.

Böyle bir psikolojideki esnaf, gelen turiste gerçek Gaziantep kültürünü sunabilir mi sizce?

Yine söylüyorum, amacım kampanyayı eleştirmek değil.

Ama Gaziantep’in sorunları tartışılmadığı, Gaziantepli kendini huzur içerisinde hmediği sürece, insanları Gaziantep’e getirseniz bile daha önceki tadı alamayacaklar bu şehirden.

O nedenle bu şehri yönetenlerin artık şapkayı önüne koyması gerekiyor.

Evet şehrimizi pazarlayalım, propagandasını yapalım.

Ama gerçekleri de göz ardı etmeyelim lütfen…