Kanunî Sultan Süleyman Avrupa içlerinde ordusuyla ilerliyordu.
Orduya Belgrad yakınlarında bir yerde konaklama emri verildi. Askerler çevredeki çeşmelerden istifade edip abdest tazelemeye, susuzluklarını gidermeye çalışıyorlardı. Çeşmelerden birinin yakınlarında bir manastır vardı.
Manastırın rahibi Osmanlı askerinin durumunu öğrenmek ve haçlı askerlerini haberdar etmek için rahibelerden bir kaçını süsleyip ellerine verdiği testilerle çeşmeye gönderdi. Rahibelerin geldiğini gören Osmanlı askerleri hemen çeşme başından ayrılıp onlara sırtlarını döndüler ve testilerini doldurup gidinceye kadar kimse dönüp bakmadı.
Rahibeler gelip durumu anlattı.
Rahip haçlı orduları komutanına şunları yazdı:
"Ey haçlı komutanları! Siz bu orduyla nasıl başa çıkabilirsiniz? Bunlar Allah yolunda, komutanlarının emrinde çekinmeden can veriyorlar. Biliyorlar ki, gidecekleri yer cennettir. Kadına kıza önem vermiyorlar, yanlarına gönderdiğim en göz alıcı rahibelere sırtlarını döndüler. Mala mülke de önem vermiyor, bütün mal mülklerini terk edip cihada çıkıyorlar. Herkese iyi davranıp kimseye zulmetmiyorlar. Onlardaki bu hasletleri ortadan kaldırmadan karşılarına çıkıp savaşmaya kalkarsanız elinize binlerce askerinizin canına mal olacak acı tecrübeden başka şey geçmez!"
///
Hisset
KİMİ SEVSEM SENSİN
kimi sevsem sensin / hayret
sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
yarım bakışları o kadar tehlikeli
senin sigaranı senin gibi içiyor
kimi sevsem sensin / hayret
senden nedense vazgeçilemiyor
her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor
kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum
ATTİLA İLHAN
///
Gülümse
Kuduz
Adamın birini kuduz köpek ısırmış ama adam çok ihmalci olduğu için, bu gün iğne olurum, yarın iğne olurum derken iş işten geçmiş. Doktora bas vurup da gerçeği anlayınca hemen bir kağıt kalem isteyip uzun uzun bir şeyler karalamaya başlar. Doktor uzun süre beklemiş, bi ara dayanamayıp hayretle sormuş:
-"Vasiyetnameniz bu kadar uzun mu?"
-"Vasiyetname hazırladığımı söyleyen kim doktor? Ben ısıracağım kimselerin listesini yapıyorum !"
//
Kulağına küpe olsun
İyi dostlar,
İyi kitaplar,
Bir de huzurlu bir vicdan;
İşte ideal hayat...
- Mark Twain