Şems’ten önce ben…

Düşün

Şems’ten önce ben…

Şems’i tanımadan önce ben,

Acıkınca bir kap çorba içer, doyardım...

Üşüyünce de ocağıma iki odun atıp ısınırdım...

Fakat şimdi,

Dünyanın bütün çorbalarını içsem doyamam…

Çünkü biliyorum ki, dünyada açlar var...

Dünyanın bütün odunları yansa ocağımda,

Artık beni ısıtmıyor...

Zira biliyorum ki, yeryüzünde üşüyenler var...

 

~ Hz. Mevlana ~

///

Hisset

YAK SEVDANIN ÇIRASINI

Ne hüzünler kurtarır seni

ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi

ve ne de acının ses duvarındaki

yorgun ve bıkkın bekleyişler

 

Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını

düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar

hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır

verecektir en olgun meyvelerini mutlaka

yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü

 

Yak sevdanın çırasını türkülerle

barajını yıkan bir ırmak gibi katil hayata

hüznün isyana dönsün artık

bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu

evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya

 

Ahmet TELLİ

///

Gülümse

Bir derken         

Hanım hizmetçisine içini açmış, konuşuyordu.

-Biliyor musun Zehra.. Benim kocam yazıhanesinde sekreteriyle dalga geçiyormuş..

Hizmetçi gülerek:

-Aman hanımcığım, dedi. Her halde beni kıskandırmak için söylüyorsunuz bu sözleri çok muzipsiniz doğrusu.

 

 

///

Kulağına küpe olsun

Her özgürlüğün ucunda bir yargı vardır;

İşte bu yüzden özgürlüğün yükü çekilmez, çok ağırdır....

Albert Camus