Sessizliğim Cehalet Değil, Nezaketimdi

İnsanların en büyük yanılgılarından biri, sessizliği cehalet sanmalarıdır. Oysa çoğu zaman sessizlik; görmemekten değil, görüp de seviyeyi düşürmek istememekten kaynaklanır. Bazıları yaptıklarını kimsenin fark etmediğini düşünür. O ince hesapları, çelişkileri, yüzlere göre değişen tavırları sadece kendilerinin bildiğini zanneder. Gerçek ise çok daha basittir: Her şey görülüyor.

İnsanları hafife almak, önce insanın kendi karakterini küçültür. Çünkü zekâ, karşısındakini kandırmakla değil; dürüst kalabilmekle ölçülür. Kurnazlıkla övünenler, günü kurtardıklarını sanırlar. Oysa geride bıraktıkları tek şey, güvenini kaybettikleri insanlar olur.

Ben susuyorsam bilmiyorum diye değil; her gerçeğin her ortamda söylenmeye değmeyeceğini bildiğim içindir. Bazen insan, karşısındakinin düştüğü hâle üzülür. Çünkü karakter eksikliği, dışarıdan bakıldığında en çok sahibini ele verir.

Kimse kendini olduğundan daha zeki sanmasın. Kimse başkasını da aptal yerine koymaya kalkmasın. Hayat, herkesin attığı adımı, söylediği sözü ve yaptığı hesabı günü geldiğinde önüne koyar. O gün geldiğinde bahaneler değil, davranışlar konuşur.

Ve evet... Bir sabrın da sınırı vardır. Sürekli aynı saygısızlığı görmek, aynı oyunu izlemek, aynı yüzsüzlüğe maruz kalmak insanın içinde biriktirir. O yüzden "Sessiz kalıyor." diye rahatlamayın. Sessizlik bazen sadece son uyarıdır.

Kutunuzun içine ne koyuyorsanız, bir gün kapağını açtığınızda yine onu bulacaksınız. Kin koyarsanız kin, yalan koyarsanız yalan, saygısızlık koyarsanız yalnızlık çıkar karşınıza. Çünkü insan, en çok kendi elleriyle doldurduğu kutunun içinde kaybolur.

Ben kimsenin maskesini düşürmeye çalışmıyorum. Maskeler zaten uzun süre taşınmaz. Yorulan, terleyen ve sonunda çıkaran yine sahibidir. Ben sadece izliyorum. Ve şunu çok iyi biliyorum: Gerçeklerin zamana ihtiyacı vardır, yalancıların ise sürekli yeni yalanlara.

Bu yüzden kimse benim sabrımı zayıflık sanmasın. Kimse suskunluğumu korku diye yorumlamasın. Ben sadece herkesin kendi karakterini kendi elleriyle ortaya koymasını bekliyorum. Çünkü bazı dersleri sözler değil, insanın kendi yaptıkları verir.