Sevgi, sadece dile düşen bir cümle değil; davranışlara, özenlere, küçük detaylara sinen bir hal ister. O yüzden doğru insan, sözün ötesine geçen bir sabırla, bir emekle, bir incelikle sever.
Seni dinler mesela… Anlatmak zorunda bırakmadan, kendini açıklama gereği hissettirmeden. Sesinin titrediği yeri, bakışının bulandığı anı fark eder. Çünkü sevgi, duymakla değil, anlamakla başlar. Doğru insan anlar.
Kırmaya değil, onarmaya gelir. İncitmekten korkar, kaybetmekten değil, seni yormaktan korkar. Seni yormayan sevgide huzur vardır, içi güvenle dolu bir sıcaklık. Doğru insan bu sıcaklığı kurar, büyütür, sahip çıkar.
Zor günde yanında oluşuyla, kolay günde sevincini paylaşmasıyla belli eder sevgisini. Hatırlamasıyla, sormasıyla, destek olmasıyla. Büyük jestlere değil, küçük ama samimi dokunuşlara saklar sevgisini. Kapıyı açarken, bir çayı koyarken, ‘’Bugün nasılsın?’’ diye içi dolu bir soruyla yaklaşırken…
Doğru insan, seni sevdiğini söylemekten çekinmez ama orada da durmaz. Sözün yarım bıraktığını davranışları tamamlar. Çünkü gerçek sevgi, dillerden çok kalplere yakışır.
Ve sen…
Doğru insanı tanıdığında anlarsın:
Sevgi bir cümle değildir.
Bir ömürlük özenin kendisidir.