Bir insana nasıl hissettiğinizi bir kez söylersiniz. Anlamadıysa ikinci kez daha açık söylersiniz.
Üçüncü kez artık açıklayamazsınız… Çünkü mesele anlamamak değil, önemsenmemektir.
İlişkilerde en büyük yanılgı şudur: ‘’Belki bu sefer duyar.’’
Oysa duymak istemeyen birine sesinizi yükseltmeniz, sadece sizi yorar.
Birine defalarca ‘’Bu davranış beni incitiyor’’ demek zorunda kalıyorsanız, sorun kelimelerinizde değildir. Sorun, karşınızdaki kişinin o incinmeyi umursamamasındadır.
Saygı, sevginin sessiz ortağıdır. Sevgi sözle gösterilir belki ama saygı davranışla kanıtlanır.
Sizi seven biri, aynı cümleyi ikinci kez kurdurmaz. Çünkü sizi kaybetme ihtimali, alışkanlıklarından daha kıymetlidir.
Ama bazı insanlar vardır…
Siz konuşursunuz, onlar ertesi gün aynı şeyi tekrar eder.
Çünkü sizin canınızın yanması, onların konfor alanından daha önemli değildir.
Ve işte o noktada şunu fark eder: Ben aslında anlatmaktan değil, değersiz hissedilmekten yoruldum.
Birine sürekli sınırlarınızı hatırlatmak zorunda kalıyorsanız, o kişi sizi değil, sabrınızı test ediyordur.
Oysa gerçek sevgi sınırları zorlamaz; onları öğrenir.
İlişkide tekrar eden cümleler, biten saygının habercisidir.
Çünkü sevgi tekrar edilebilir… Ama anlayışı tekrar etmez.
Bir gün susarsınız.
Ve o gün, aslında vazgeçtiğiniz gündür.
İnsan bazen gitmez. Ama çeker kendini.
Ve bilin ki; sizi gerçekten önemseyen biri, sizi anlamak için defalarca uyarılmayı beklemez. Bir kez söylenen kalbine değerli geliyorsa, davranışa yansır.
Aynı cümleyi tekrar tekrar kurmak zorunda kaldığınız yerde sevgi değil, alışkanlık vardır.
Alışkanlık ise saygı üretmez.
Ve insan, en çok aynı şeyi anlatırken yalnız kalır.
En güzel ilişkiler, cümlelerin azaldığı, anlayışın çoğaldığı yerde başlar.