Siz Sonucu Gördünüz

Neler hissettiğimi hiçbir zaman bilemeyeceksiniz.
Çünkü siz bakmayı değil, ölçmeyi öğrendiniz.
Kalbimi değil, sonuçlarımı gördünüz.
Yorgunluğumu değil, ayakta kalışımı…
Hep ‘’hak etti’’ dediniz.
Güldüysem güçlü sandınız, sustuysam razı, direndiysem taş kalpli.
Oysa kimse, bir şeyleri hak edecek kadar yorulmanın ne demek olduğunu sormadı.
Kaç kez vazgeçmediğimi, kaç kez toparlandığımı, kaç gece kendimi ikna ederek sabaha çıktığımı bilmediniz.
Siz sonucu sevdiniz.
Yolu merak etmediniz.
Ben düştüğümde alkış yoktu, kalktığımda ‘’zaten yapardı’’ vardı.
Acım görünmezdi ama dayanıklılığım çok netti.
İşte tam da bu yüzden, duygularım değil, direncim konuşuldu.
Hep bir şeyleri hak ettiğimi düşündünüz.
Çünkü bedel ödemeyi, sessizce yük taşımayı, kimseye yük olmadan ayakta kalmayı normalleştirdiniz.
Ama bilmediğiniz bir şey var: İnsan bazen güçlü olduğu için değil, başka seçeneği kalmadığı için güçlü durur.
Siz beni hep ‘’hak eden’’ yerinde gördünüz.
Ben ise o yerlere varana kadar kaç parçamdan vazgeçtiğimi…
Ve belki de en acısı şu: Kimse hissettiklerimi bilmedi ama herkes kazandıklarımı sahiplendi.
Siz hep neyi hak ettiğimi gördünüz, ben ise o noktaya gelene kadar nelerimi kaybettiğimi.