Sonraya Bırakılan İnsanlar

Hayatta bazı şeyleri sonraya bırakabiliriz.
Bir kitabı daha sonra okuyabiliriz.
Bir şehre daha sonra gidebiliriz.
Bir telefonu daha sonra açabilir, bir özrü daha sonra dileyebiliriz.

Ama insan meselesi biraz farklıdır. Hele karşınıza gerçekten iyi bir kadın ya da gerçekten iyi bir adam çıktıysa… “Şimdilik dursun, sonra bakarım” deme lüksünüz olmayabilir.

Çünkü iyi insan, market rafında sizi bekleyen bir ürün değildir. Siz hazır olduğunuzda gidip alabileceğiniz bir şey hiç değildir. Onun da bir hayatı, bir zamanı, bir kalbi ve kendi yolculuğu vardır. Siz kararsız kalırken o değişebilir. Siz beklerken o yorulabilir. Siz “daha sonra” derken onun hayatına başka biri girebilir. Ve belki de en acısı şudur: Bir gün dönüp baktığınızda, aslında kaybettiğiniz şeyin bir ilişki değil, bir ihtimal olduğunu fark edersiniz. O insanla nasıl bir hayatınız olabileceğinin ihtimali… Sabah aynı evde uyanmanın, birlikte yaşlanmanın, kötü günlerde birbirinize yaslanmanın, dünyanın bütün gürültüsüne rağmen bir kişinin yanında kendiniz olabilmenin ihtimali. İnsan bazen birini sevmediği için kaybetmez. Bazen fazla düşündüğü için kaybeder. “Daha iyisi çıkar mı?” “Şimdi ilişkiye hazır mıyım?” “Biraz daha beklesem?” “Onu sonra da bulabilirim.” İşte hayatın en tehlikeli yanılgılarından biri budur: Bazı güzel insanların hep orada kalacağını sanmak. Kalmazlar. Çünkü iyi insanlar da bir noktadan sonra kendilerini seçmeyen birinin kapısında beklemekten vazgeçer. Bu, “Karşına çıkan herkesi seç” demek değil elbette. Sevmediğiniz, istemediğiniz, size iyi gelmeyen biri sırf bir daha bulamayacağınızı düşündüğünüz için hayatınızda tutulmamalı. Mesele başka.

Mesele, kalbinizin aslında ne söylediğini bildiğiniz hâlde korkularınızın arkasına aklanmamak.
Birini istiyorsanız, bunu sürekli ertelememek. Değer verdiğiniz bir insan varsa, ona bunu hissettirmek. Çünkü bazen insanın hayatındaki en büyük pişmanlık, yanlış insanı seçmek değildir. Doğru olduğunu bildiği bir insanı, sırf zamanında cesaret edemediği için kaybetmektir. Hayat bize her gün yeni insanlar çıkaracakmış gibi davranıyoruz. Oysa bazı karşılaşmalar tekrarlanmaz. Bazı insanlar bir kez gelir. Bir daha aynı bakışla, aynı kalple, aynı zamanda, aynı hâliyle karşınıza çıkmaz. Bu yüzden bazen seçim yapmak gerekir. Ya “Ben bu insanı istiyorum” dersiniz ve adım atarsınız… Ya da kararsızlığınızın da aslında bir karar olduğunu kabul edersiniz. Ve hayat devam eder. Fakat bazı “keşke”ler vardır ki insan onları yıllarca taşır. Çünkü bazı insanları kaybettiğinizde, yerlerine başka birini koyamazsınız. Sadece başka biri gelir. O yüzden iyi bir kadını ya da iyi bir adamı “sonraya” bırakmadan önce bir kez daha düşünün. Belki de hayatınızda ilk kez karşınıza çıkan şey, sonra bulunabilecek biri değil; tam zamanında fark edilmesi gereken biridir.