Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Kul hüvellâhü ehad
2- Allâhüssamed
3- Lem yelid ve lem yûled
4- Ve lem yekün lehû küfüven ehad
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
De ki; O Allah bir tektir.
Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç,fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir).
Doğurmadı ve doğurulmadı
O'na bir denk de olmadı.
Peygamber efendimiz,bir seferde bir hafızı imam tayin etti.Hafız tüm namazları sadece ihlas suresiyle kıldırıyordu.Tabi halk bir süre sonra isyan edince,rasulullaha'a şikayete geldiler.Rasulullah hafızı huzuruna çağırdı ve neden böyle yaptığını sordular.Hafız,-''ya Rasulullah,o surede Allah kendini anlatmış,o sureye muhabbetim var,aşığım!''deyince,peygamberimiz ona,''senin bu sureye sevgin seni cennete soktu bile''diye buyurdular.
İhlas Suresi, Kuran`da 112. sıradadır.Cenabı hakkı anlatan bu sure,diğer sureler gibiçok fazilet ve esrara sahiptir.
Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, bu sûrede geçen “O doğurmamıştır ve doğrulmamıştır” âyetinin gayet açık bir üslûpta gelişinin mânâsının,Hıristiyanlığın teslis inancına bir reddiye olarak, “Doğuran ve doğurulmuş olanların” ilâh olamayacağını beyan etmek, Hazret-i İsa’ya (as), Hazret-i Üzeyir’e (as), Melâikeye, Yıldızlara ve hak olmayan mabudlara ibadet etmekten sakındırmak ve Cenâb-ı Hakk’ın “Ezelî ve Ebedî” olduğunu zihinlere nakşetmek olduğunu kaydeder.
Yine Bedîüzzaman hazretlerine göre, mânâsı gayet açık olan, “Ben onlardan bir rızk istemiyorum.
Beni doyurmalarını da istemiyorum” âyeti de “Rızka muhtaç olan ve yedirilen mahlûkat mabudiyete lâyık değildirler” mânâsındadır.
Doğan, doğurulan, yiyen, yedirilen, rızka muhtaç olan ve ihtiyaçlara mahkûm olan nice aciz varlıkların “mabud” hâline getirilmesi, ilâhlaştırılması ve putlaştırılması üzerine, insan dimağına inen bir Allah kelâmı olan Kur’ân’ın, Allah’ın sıfatlarından bahsederken, insanların anlayacağı biçimde, Allah’ın doğurmadığını, doğurulmadığını, rızka muhtaç olmadığını, yemeye mahkûm bulunmadığını nazara vermesi, “veciz ve anlaşılır” üslûbuna yakıştığı gibi, insanların zihinlerine tenezzül açısından da bir rahmet tecellîsi mahiyetindedir.
buhari,ebu sail al Hudri radıyallahüanhün nakline göre, birgün peygamberimiz;'bir gecede kuranın üçte birini okumağa gücünüz yeter mi? deyince;Ashabı kiram bu işe takatlarının yetmeyeceğini düşünerek:-ya rasulallah buna hangimizin gücü yeter,dediler.Bunun üzerine peygamberimiz;
'Nefsim yedi kudretinde olan Allaha yemin ederim ki,ihlas suresini okumak,kuranın üçte birini okumağa bedeldir' dedi.
İHLAS-I ŞERİFEYİ KİM OKURSA GÜNAHLARI AFFOLUR
Her kim sure-i ihlası elli defa okursa Allah o kimsenin elli senelik günahını affeder.
İki yüz defa okuyan kimsenin Allah iki yüz senelik günahını affeder.
EVE GİRERKEN OKUNURSA
Birisi fakirlikten ve maişet darlığından efendimize şikayette bulundu.
Peygamber efendimiz ona:'Evine girdiğin vakit kimse varsa selam ver,eğer yoksa benim üzerime selam getir ve bir defa ihlas suresini oku.'O kimse peygamber efendimizin bu emirlerini yaptı,Allah ona rızık yağdırdı,o kadar bolrızka daldırdı ki hatta komşularına dağıtmaya başladı.
Bu surenin bir çok hikmetleri vardır ve asla saymakla bitirmek mümkün değildir,peygamber efendimiz yine buyurmuşlar ki;'her kim cuma günü camiye girdiği vakit dört rekat namazı kılar ve her rekatta fatihadan sonra ellişerdefa ihlas okur.Dört rekatta iki yüz defa eder.Bunu yapan kimse cenneteki
yerini görmedikçe,yahut cennetteki yerini görmedikçe,yahut yeri ona gösterilmedikçe ölmez.
SEFERE GİDERKEN İHLAS SURESİ
Peygamberimiz sav. hadislerinde;'Her kim sefere çıkmayı arzu ettiği vakit ihlası kapısının yanında on bir defa okursa,Allah,seferden dönene kadar evini muhafaza eder.
CEHENNEMDEN BERAT VERİLECEĞİNE DAİR
Her kim ihlası namazın içinde veya dışında yüz defa okursa Cenabı ecellive ala onun için cehennemden kurtuldu diye bir beraat yazar.
Cenabı hak bizleri ihlas-ı şeirfin sırlarına erdirdiği kullarından eylesin...Amin