TEDİRGİN VE MUTLULUK

  Öncelikle tribünden düşerek ayağını kıran taraftarımız Eyüp BAKAR’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kıymetli kardeşim, umarım tez zamanda tekrar iyileşir ve tribündeki  yerini alırsın.

Gerek tribünlerde gerekse de ekran karşısında olan bütün taraftarların tek arzusu şüphesiz ki Gaziantep FK’nın galip gelmesinden yanaydı. Sonuç olarak istenilen olunca herkesin gözlerindeki mutluluğu görmemek için kör olmak gerekirdi. Yalnız mutlulukla bakan gözlerin, aynı zaman da tedirginliği de çok belliydi.

Şöyle ki; ilk yarı bittiğinde hiç kimse oynanan oyundan memnun değildi. Haksız da değiller. Çünkü saha da üretkenliği neredeyse yok denecek kadar zayıf bir Gaziantep izledik. Recep’in şutundan başka etkili olan tek pozisyonumuz yoktu. Durum böyle olunca Antalya’nın üstün oyununa teslim olunacağı beklendi. İkinci yarıya Joao Figueriredo’nun yerine Dicko ile başlanması yerinde hamle oldu. Nitekim kazanılan penaltı ile de sonuca giden yolda adım atıldı.

Maçın geri kalanında baskı kurmak yerine Antalyaspor’un baskısına maruz kalındı. Tribündeki herkes maçın kalanını deyim yerindeyse, yürekleri ağzında izledi. Hele de Antalyaspor’lu oyuncu Doğukan’ın direkten dönen şutu maçın kırılma anı oldu. Şansında yanımıza olmasıyla belki de benzerine ender rastlanılacak  son dakika golüyle skoru 2-0 tayin ederek, özlenen galibiyetle haftayı kapattık.

Tabi ki galip gelmek mutluluk verici. Zaten tribünde bulunanların keyfine tanık olmak her şeye değerdi. Kötü oyunla da olsa kazanmak şüphesiz ki keyif vericiydi. Lakin bu kervan her zaman böyle yürümez. Şans bir kez güldü diye sürekli gülecek diye bir kaide yoktur. Zaten oyunun kötü olması nedeniyle taraftarların hepsi aynı düşünce ile “bu gün şanslıydık, yendik ama bu oyunla işimiz sakat” diye tedirginliklerin dile getirdiler. Hem fikirim.

Durumların böyle olmasının sebebi, transferlerin son gün olması ve Maxim’in sakatlığı olduğu kesindir. Caulker ve Muhammet’in ilk maçında takıma katkısını net bir şekilde gördük. Maxim de sahaya döndüğünde hücum anlamında daha iyi şeyler yapacağımız düşüncesindeyim. Yine de Erol Hocanın bu hususlardaki eksikleri görüp, gerekeni yapması gerekmektedir.

Takımda taşlar yerine biraz daha oturmuş. Gaziantep FK kötü oyun oynasa da takımda kazanma hırsını görebildik. Hırsın olduğu yerde başarı da beraberinde gelir. Dilerim ki bu hırs hiç bitmez. Başarı geldikçe tedirginlik yerini, mutluluğa bırakacak ve böylelikle taraftarlar da tribündeki yerlerini alacaklardır.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Evine  hoş geldin  Muhammet DEMİR…

Mutlu haftalar diliyorum.