Ankara

Uğur Mumcu, ölümünün 33. yılında anılıyor

Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, ölümünün 33. yılında eserleri, sözleri ve demokrasi mücadelesiyle saygı ve özlemle anıldı.

Türk basınının simge isimlerinden, araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993’te Ankara’da uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Aradan geçen 33 yıla rağmen cinayet aydınlatılamazken, Mumcu bugün Türkiye genelinde anma etkinlikleriyle anılıyor.
22 Ağustos 1942’de Kırşehir’de dünyaya gelen Uğur Mumcu, gazetecilik hayatı boyunca devlet-mafya-siyaset ilişkileri, terör örgütleri, silah kaçakçılığı ve karanlık yapılanmalar üzerine yaptığı araştırmalarla tanındı. Cumhuriyet gazetesinde uzun yıllar “Gözlem” köşesinde yazan Mumcu, kamuoyunun bilgilendirilmesi adına yürüttüğü cesur gazetecilik anlayışıyla hafızalara kazındı.

Bombalı Suikastle Hayatını Kaybetti
Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 sabahı Ankara Çankaya’daki Karlı Sokak’ta evinin önünde park halindeki aracına konulan C-4 tipi bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Suikast, Türkiye basın tarihinin en karanlık cinayetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. O dönem yetkililer cinayetin “devletin namus borcu” olduğunu belirtse de aradan geçen yıllara rağmen failler bulunamadı.

Eserleriyle Karanlığa Işık Tuttu
Uğur Mumcu, ardında gazetecilik literatürüne yön veren çok sayıda eser bıraktı. En bilinen kitapları arasında:
Sakıncalı Piyade
Silah Kaçakçılığı ve Terör
Ağca Dosyası
Rabıta
12 Eylül Adaleti
Kürt-İslam Ayaklanması 1919–1925
Suçlular ve Güçlüler
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Bir Pulsuz Dilekçe yer alıyor. Bu eserlerde, Türkiye’deki karanlık ilişkiler ağı, dış bağlantılar ve demokrasi sorunları cesur bir dille ele alındı.Sözleriyle Yol Gösterdi

Uğur Mumcu, yalnızca yazılarıyla değil, bugün hâlâ hafızalarda yer eden sözleriyle de topluma ışık tuttu. En çok bilinen sözlerinden bazıları şunlardır:

“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.”
“Gazetecilik, kamu adına gerçekleri araştırma ve açıklama mesleğidir.”
“Susmak, kabullenmektir.”
“Ben Atatürkçüyüm, ben laikim, ben demokratım.”
Bu sözler, Mumcu’nun yaşam felsefesini ve gazetecilik anlayışını özetleyen temel ifadeler olarak kabul ediliyor.Basın ve Demokrasi Mücadelesinin Simgesi
Uğur Mumcu, yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda düşünce özgürlüğü ve demokrasi mücadelesinin simgesi olarak anılıyor. Yazılarıyla şiddeti, terörü ve hukuksuzluğu eleştiren Mumcu, farklı görüşlerden okurlar tarafından dürüstlüğü, cesareti ve kamu yararını esas alan gazetecilik anlayışıyla saygıyla hatırlanıyor.
Eşi Güldal Mumcu tarafından 1994 yılında kurulan Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (UMAG), bugün hâlâ genç gazetecilere eğitim vererek Mumcu’nun mirasını yaşatmaya devam ediyor.
Cinayet Hâlâ Aydınlatılamadı
Aradan geçen 33 yıla rağmen Uğur Mumcu suikastı çözülemedi. Ailesi ve kamuoyu, her yıl olduğu gibi bu yıl da cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısını yineliyor. Ailesi, “Gerçek failler ortaya çıkarılana kadar bu dosya kapanmış sayılmaz” mesajını yineledi.
Uğur Mumcu, ölüm yıl dönümünde bir kez daha, kalemiyle karanlığa karşı duran, susmayan gazeteciliğin ve halkın haber alma hakkının simge ismi olarak anılıyor.