Usta Eller

Yüzümü yasladım

Eski bir mabedin yüreğine

Taş değil,

Usta ellerdi 

Zamanın kalbinde direnen.

 

Çok gözlü bir su

Çok sesli bir müzik

Çok dilli bir panayır

O usta ellerden arta kalan.

Emzirilmiş, büyütülmüş

Deli taylar gibi

Avlularında çocuklar

O usta ellerin üstünde .

Günün ilk ışığıyla   soyunuyor kent

Çarşıların gözünde uyku mahmurluğu

Taht'tan inmek istemeyen

Bir çocuk gözlerini ovuşturuyor

Bir yaşlı elinde ibrik

yüzüne su serpiyor avluda

genç bir kadın tandır başında

Ekmeğin buğusu yükseliyor

Yeniden canlanıyor yaşam

O Usta ellerin üstünde .

 

 

Suyun gözüne üşüşmüş

Bir güvercin katarı 

Manastırların , camilerin

Avlularında yaşlılar

Yüzlerinde yılların yorgunluğu

Saçlarında ,sakallarında  

eskimişliğin kırlığı

Mahçup ve mahzun

O Usta ellerin üstünde .

 

 

Şimdi

Testiler kırık

Genç kızların

İnce ayaklarla ezdiği üzümler

badelerde şerbetlenmiş

Gözlerinde hüzün

taş evlerin

O Usta ellerin üstünde.

 

Vakit gün sonu

Kuşlar son kez

kanat çırpıyor göğe 

Antik beşik demir atmış

Gün kızıl bir alev

Mor Gabrielin koynunda

Rüzgarın ağzında

yaz bulutu 

Yüzer

O Usta ellerin üstünde.