Ya Olmazsa Değil, Ya Olursa…

YKS, TYT ve AYT gibi üniversite sınavına giriş sürecine günler kala en çok duyulan cümle: “Ya olmazsa?”

Bu soru çoğu zaman sadece bir sınavı değil; emeği, beklentiyi ve yılların yükünü taşır. Özellikle mezuna kalan öğrencilerde bu yük daha da ağır hissedilir.
Sınav anında yaşanan donma, soruya takılıp kalma, zor soruda moral kaybı… Bunlar çoğu zaman bilgi eksikliği değil, kaygının performansı etkilemesidir.
Bu yüzden son günlerde hedef daha çok çalışmak değil; daha az dağılmak, daha az yorulmak ve ritmi korumaktır.
Ebeveynler için kısa ve net yaklaşım
Bu süreçte en etkili iletişim uzun açıklamalar değil, kısa ve sade cümlelerdir:
Çocuk: “Ya yapamazsam?”
Ebeveyn: “Elinden geleni yapman yeterli.”
Çocuk: “Çok stresliyim.”
Ebeveyn: “Biliyorum, bu hafta bunu birçok kişi yaşıyor.”
Çocuk: “Hiç hazır hissetmiyorum.”
Ebeveyn: “Hazır hissetmek her zaman gelmez, bu da normal.”
Çocuk: “Ya kötü geçerse?”
Ebeveyn: “Şu an bunu düşünmek seni daha çok geriyor. Bugün sadece dinlenmeye bakalım.”
Çocuk: “Ya kazanamazsam?”
Ebeveyn: “Sonuç ne olursa olsun senin yanındayım.”
Çocuk: “Seni hayal kırıklığına uğratırsam?”
Ebeveyn: “Bizim bağımız sınavla ölçülmez.”
Çocuk: “Ya olmazsa?”
Ebeveyn: “Olursa da olmazsa da sen bizim için aynı çocuksun.”
Sakin kalmak ne demek?
Sakin kalmak, kaygının olmaması değil; kaygı varken onu büyütmemeyi seçmektir.
Bunun için ev içinde:
Sınav konuşmasını azaltmak
Sürekli “ne olacak?” sorusunu artırmamak
Çocuğu sürekli düzeltmeye çalışmamak
Ve en önemlisi, konuşurken daha sakin bir ton kullanmak
“Sesini yumuşatmak, acele ettirmemek” demek; evde daha sakin ve güven veren bir dil kullanmak, “hadi, çabuk ol” gibi baskı cümlelerini azaltmak ve çocuğu sürekli hızlandırmaya çalışmamak demektir. Çünkü sınav sürecinde öğrencinin zihni zaten kendi içinde baskı altındadır; ebeveynin de aynı baskıyı eklemesi kaygıyı artırır. Daha sakin bir ses tonu ve daha az müdahale, çocuğun zihnini toparlamasına yardımcı olur.
Ve unutulmamalı:
Bu üniversite sınavı hayatın tamamı değildir. Ama o gün çocuğun kendini nasıl taşıdığı, sonucu doğrudan etkiler.
“İnsan bazen en çok,
yetişemediğini sandığı yerde
kendine yetişir.”