Yaşama tepki mi veriyorsun, yanıt mı?

Yaşama tepki mi veriyorsun, yanıt mı?

Değerli Yaşamseverler,

Bugünkü yazımda zihniyetimizle ilgili önemli bir konuyu ele alacağım.

Yaşam ile kurduğumuz ilişki reaktif mi, proaktif mi? Bir diğer deyişle yaşamın peşinden sürükleniyor musunuz? Yoksa yaşamınızı yönlendiriyor musunuz?

Bizim profesyonel koçlukta kullandığımız önemli bir araç var. Eyleme geç-Düşün-Öğren-Planla-Yeni eyleme geç-........ döngüsü. Kısaca EDÖP döngüsü.

Yaşam boyu birçok kararlar alıyoruz, seçimler yapıyoruz ve bunları takiben eylemlerde bulunuyoruz. Bu eylemlerin sonuçları ve etkileri oluyor. Bu noktada iki zihniyetten birini sergilemeyi seçiyoruz:

Öğrenen zihniyet: Etki karşısında düşünüp kendisine hizmet edecek en uygun yanıtı veren zihniyet.

Yargılayan zihniyet: Etkiye direkt (düşünmeden) tepki veren zihniyet

Zihniyet, doğuştan gelen bir olma durumu değil, yaşam süresince yapılan bir seçimdir. Bizim için EDÖP döngüsünü değerli kılan, bireyi öğrenen zihniyete davet etmesidir. EDÖP döngüsü, bireyin, aldığı aksiyonların oluşturduğu etkiler üzerinde düşünmesini sağlar ve farkındalığını arttırarak yeni eylemleri kendisine ve bütüne daha hayrı dokunacak şekilde planlamasını sağlar. Bu metodoloji, bireyin yaşamına son derece önemli katkılar sağlar.

EDÖP döngüsünü kendinize uygulayabilmeniz için size birkaç pratik soru önermek istiyorum. Son zamanlarda başınıza gelen (olumlu veya olumsuz) bir olayı düşünün. EDÖP döngüsünü kullanarak kendinize lütfen şu soruları sorun:

EYLEM:
•Etrafımda olan bitene benim hangi eylemlerim katkı sağladı?

DÜŞÜN:
•Eylemlerim sonucu ne oldu?
•Eylemlerim nasıl faydalar yarattı?
•Eylemlerim hangi zararlara sebebiyet verdi?

ÖĞREN:
•Şu anda neyin farkına vardım?
•Bu farkındalıkla artık benim için ne mümkün?

PLANLA (YENİ EYLEM);
•Bir dahaki sefere neyi farklı yaparım?
•Bir dahaki sefere nasıl farklı düşünürüm?
•Bir dahaki sefere nasıl farklı olurum?

Ve tüm bu sorular ışığında yeni eylem planınızı hazırlayın ve hayata geçirin!

EDÖP döngüsü başlangıçta fazla mekanik ve teferruatlı görünebilir. Zira bir parça düşünme ve öğrenme çabası gerektiriyor. Günlük yaşamda düşünme ve öğrenme aşamalarını es geçip direkt yargıya varmak daha kolayımıza gelebiliyor. Zira yargılayan zihniyet öğrenen zihniyetten daha çabuk sonuca ulaşıyor. Kısa vadede yargılayan zihniyet bizi pratik çözümlere de götürebilir. Ancak uzun vadede öğrenen zihniyet her zaman kazanacaktır.

Yukarıda paylaştığım gibi; zihniyet bir seçimdir. Siz hangi zihniyette olmayı seçiyorsunuz? Tüm mesele bu.

“Öğrenmek güzel şeydir, bir düşmandan bile olsa.”   P. N. Ovidius

Sevgiyle,