Yaşamın amacı…

Herkese göre yaşamın amacı farklıdır. Kendimizce yaşamın amacını yakalamak için hamleler yaparız. Bu hamleler esnasında da kırar, döker, incitiriz. Bazen güldürür, bazen de ağlatırız.

Araştırma yaparken Tiffany Moore’un yaşamın amacıyla ilgili yazdığı küçük bir öyküyü okudum. İş birliği yapınca, bencillikten uzaklaşınca, işlerimizi ne kadar kolay halledebileceğimizi anladım.

Bu küçük öyküyü sizlerle de paylaşmak istedim

 

“500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.

Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.

5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.

Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.

Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur…mutluluğun peşinden gitmek.”