Yeni bir mesleğim var artık!

 

Sevgili Dostlarım,

Yazılarımı takip edenleriniz bilirler, profesyonel koçluk sertifikası almak için mart ayında okula başlamıştım. Dün ilk aşamayı tamamladım ve sertifikamı aldım! Artık profesyonel olarak koçluk mesleğini icra edebilirim! Bundan sonra işin masterı, doktorası var, onlara da devam edeceğim. Eylül ayında bu işin master’ı olan praktikuma başlayacağım.

Peki neden tüm bunlara giriştim? Anlatayım.

Mart ayında koçluk okuluna başlamaya karar verdiğimde işime ara vermiştim ve biraz dinlenip kendimle kalmak ihtiyacındaydım. Ne yapacağımı net bilmemekle birlikte koçluk okulunun bana iyi geleceğini hissediyordum. Beklentim, zihnimdeki düşüncelerimi ve planlarımı dertop edebileceğim bir alan açıp biraz kendimle baş başa kalmaktı. Sertifika bitiş tarihi olan mayıs ayına gelince zihnimin berraklaşmış ve planlarımın netleşmiş olacağını seziyordum.

Mart ayındaki ilk modülü bitirdiğimde darmadağın oldum. Kendimle, insan doğasıyla ve yaşamla ilgili bildiğim ve inandığım birçok doğrunun yanlış, birçok yanlışın da doğru olduğunu anladım. Bu farkındalık, okula başlarkenki karanlık zihnimin içindeki bir kapıyı açtı. Kapının ardından gelen ışığı gördüm ve ilk modül bitti.

Nisan ayındaki ikinci modüle başlamadan evvel zihnimde büyük bir hareketlilik başladı. Zihnimden açılan kapıya doğru hızla koşmaya başladığımı fark ettim, ardındaki ışığı merak ederek. Ve orada ne buldum dersiniz? Kalbimi. Işığın kaynağını. Nisanda ikinci modüle başladığımda kalbimle sohbetler ediyordum. Örneğin herhangi bir konuda bir seçim yapma noktasında zihnimle birlikte kalbime de sormaya başladım: “Ne istiyorsun sevgili kalbim? İsteğin hangisi?” Kalbim beni ışığıyla keyifli bir yola soktu ve seçimlerimi hem zihnimin rasyonel ışığıyla hem de kalbimin sevgi dolu ışığıyla yaptım. Bu yöntem hayattan aldığım keyfin katsayısını arttırdı. İkinci modülde yoğun şekilde duygularla çalıştık. Korku, mutluluk, ferahlık, vs tüm bu duygular hepimizde var. Duygularımızla ve etrafımızdaki insanların duygularıyla ürkmeden, saklanmadan, kaçmadan nasıl başa çıkabileceğimizi öğrendik. Duygu yönetimi benim en zorlandığım alanlardan biriydi. Bu modülde öğrendiklerim bana güç verdi. İlk modüldeki yerle bir olmuş halimi toparladı ve küllerimden yeniden doğmama aracılık etti.

Gelelim mayıs ayındaki üçüncü modüle. Koçluğun sanatı, ruhu. Bu modülde zihnimin ve kalbimin yanında bir de ruhumun varlığının farkına vardım. Bir ben varmış benden içeri. Bu modülde, zihnimin, kalbimin ve ruhumun ışığını birleştirmeyi öğrendim. Bütünden ve evrenden bahsettik. İçinde bulunduğum bedene tesadüfen gelmediğimi, geçmişle gelecek arasındaki dengede görevi olan ve zamanlar arasında bedenden bedene geçen bir ruh olduğumu öğrendim.

Öğrendim. Büyüdüm. Değiştim.

Sevgiyle,

“Duygu akla, akıl da ruha esirdir.”
Mevlana