Gündem

Yeni nafaka düzenlemesinde detaylar netleşiyor

Süresiz yoksulluk nafakası uygulamasının yerine, evlilik süresini esas alan süreli bir model üzerinde çalışılıyor. Henüz taslak aşamasındaki düzenlemede nafakanın süresinin yanı sıra mahkemelere tanınacak uzatma yetkisi, toplu ödeme imkânı ve mal paylaşımı davalarındaki zamanaşımı süresi gibi başlıklar da değerlendiriliyor.

Hazırlanan modele göre, evlilik kısa sürmüş olsa dahi yoksulluk nafakasında en az 5 yıllık bir süre uygulanması öngörülüyor. Nafaka süresinin, evliliğin başlangıcından boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre dikkate alınarak belirlenmesi planlanıyor.

Bununla birlikte düzenleme henüz yürürlüğe girmiş değil. Taslağın kanun teklifine dönüşmesi, TBMM Başkanlığına sunulması ve ardından komisyon ile Genel Kurul aşamalarından geçmesi gerekiyor. Dolayısıyla mevcut nafaka kararları ve devam eden davalar açısından şu an yürürlükteki Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanmaya devam ediyor.

Nafakada 5 yıllık taban süre

Taslak çalışmada, evlilik süresi ne kadar kısa olursa olsun yoksulluk nafakasının 5 yıldan daha kısa olmaması öngörülüyor.

Buna göre 6 ay veya 1 yıl süren bir evlilikte dahi, diğer şartların oluşması hâlinde nafaka için 5 yıllık asgari süre gündeme gelebilecek. Bu modelle, boşanma sonrasında ekonomik olarak zor durumda kalan tarafın yeniden çalışma hayatına veya ekonomik ve sosyal hayata uyum sağlaması için belirli bir geçiş süresi oluşturulması amaçlanıyor.

Nafaka süresi nasıl hesaplanacak?

Taslakta temel ölçütün evlilik süresi olması planlanıyor. Buna göre nafaka süresinin belirlenmesinde, evliliğin başladığı tarih ile boşanma davasının açıldığı tarih arasındaki dönem esas alınacak.

Çalışmada evlilik süresinin yarısının nafaka süresi olarak dikkate alınması, ancak hesaplanan sürenin 5 yıldan az olması hâlinde 5 yıllık asgari sürenin uygulanması öngörülüyor.

Nihai sürenin belirlenmesinde ise tarafların ekonomik ve sosyal koşullarının dikkate alınması ve mahkemeye belirli ölçüde takdir yetkisi verilmesi planlanıyor.

İleri yaş ve çalışma gücü kaybına istisna

Yeni modelde nafakanın her durumda belirlenen sürenin sonunda otomatik olarak sona ermesi öngörülmüyor.

İleri yaş, sağlık sorunları veya çalışma gücünün kaybedilmesi gibi özel durumlarda mahkemenin nafaka süresini uzatabilmesi değerlendiriliyor. Hâkim karar verirken nafaka alacaklısının gelirini, çalışma kapasitesini, yaşı ve kendi geçimini sağlayıp sağlayamadığını dikkate alabilecek.

Bu nedenle 5 yıllık süre, her durumda kesin ve değiştirilemez bir üst sınır olarak değil, taslakta öngörülen asgari süre olarak öne çıkıyor.

Ek süre için 1 yıllık başvuru süresi

Taslakta, belirlenen nafaka süresinin sona ermesinden sonra da ekonomik mağduriyeti devam eden bazı kişilere ek süre talep etme imkânı tanınması planlanıyor.

Özellikle ileri yaştaki nafaka alacaklılarının, nafaka süresinin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurarak ek süre talep edebilmesi öngörülüyor.

Bu sürenin geçirilmesi hâlinde uzatma talebinde bulunulamayacağı yönünde bir düzenleme üzerinde çalışıldığı belirtiliyor. Ancak bu hükmün kapsamı ve hangi durumlarda uygulanacağı, kanun teklifinin kesin metninde netleşecek.

Aylık nafaka yerine toplu ödeme seçeneği

Taslakta nafakanın yalnızca aylık ödemeler şeklinde sürdürülmesi yerine, belirli şartlarda toplu ödeme yapılabilmesine de imkân tanınması gündemde.

Başlangıçta aylık nafaka ödenmesine karar verilmiş olsa bile daha sonraki aşamada mahkemenin, tarafların ekonomik durumunu ve ödemenin sürdürülebilirliğini değerlendirerek toplu ödeme yapılmasına karar verebilmesi planlanıyor.

Bu yöntemin uygulanması hâlinde, taraflar arasındaki uzun süreli nafaka ilişkisinin belirli koşullar altında tek seferde sona erdirilmesi mümkün olabilecek.

Mal paylaşımı davalarında 10 yıllık süre 5 yıla indirilebilir

Çalışmanın bir diğer başlığını ise boşanma sonrasında açılan mal paylaşımı davaları oluşturuyor.

Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan davalarda uygulanan 10 yıllık zamanaşımı süresinin 5 yıla indirilmesi planlanıyor.

Düzenlemenin yasalaşması hâlinde katılma alacağı, değer artış payı ve mal rejiminin tasfiyesinden doğan diğer taleplerin daha kısa süre içerisinde dava konusu edilmesi gerekecek.

Ancak bu değişikliğin mevcut boşanma ve mal paylaşımı dosyalarına nasıl uygulanacağı, özellikle devam eden süreler bakımından hangi geçiş hükümlerinin getirileceği, kanun teklifinin kesinleşmesiyle belli olacak.

Yoksulluk nafakası sadece kadınlara ödenmiyor

Yoksulluk nafakasının yalnızca kadınlara tanınan bir hak olduğu yönündeki değerlendirmeler de hukuken doğru değil.

Mevcut Türk Medeni Kanunu sisteminde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve boşanmada diğer eşten daha ağır kusurlu olmayan taraf, şartları taşıması hâlinde yoksulluk nafakası talep edebiliyor. Dolayısıyla gerekli koşulları sağlayan erkek eş de nafaka alabiliyor.

Yeni düzenlemede öngörülen sürelerin kadın ve erkek eşler açısından nasıl uygulanacağı ise teklifin TBMM'ye sunulması ve kesin metnin ortaya çıkmasıyla netleşecek.

5 yıllık sınır mevcut nafakalara uygulanacak mı?

Taslakta yer aldığı belirtilen 5 yıllık taban süre ve diğer yeni kurallar, henüz mevcut nafaka kararlarına kendiliğinden uygulanmıyor.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için öncelikle kanun teklifinin TBMM'ye sunulması ve yasalaşması gerekiyor. Yasalaşması durumunda ise yürürlük tarihi, devam eden davaların durumu, mevcut nafaka kararlarının yeni sisteme tabi olup olmayacağı ve geçmiş dosyalara ilişkin geçiş hükümleri ayrıca belirlenecek.

Bu nedenle şu aşamada 5 yıllık sınırın mevcut nafaka alan herkes için otomatik olarak uygulanacağı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.