YENİ TÜRKİYE VE ÇIKAN SESLER

            FOX TV, sabah haberlerini, ara sıra şehirlerimizi dolaşarak, oradan veriyor. İsmail Küçükkaya’nın sunduğu bu haberlerden, halkın ne kadar zor şartlarda hayatlarını idame ettirdiklerini görüp, anlıyoruz.

            Özellikle emekliler isyan ediyor; “Bizlere 20 lira zam verirken, kendi emekli aylıklarına 740 lira zam yapıyorlar; bu mu adalet?” diyorlar.

            Bir emekli bayan “Açız, açız” diye bağırıyor.

            Diğer biri, “Aldığımız emekli aylığını, kendilerine verelim; acaba nasıl geçinecekler; bir görüversinler” diyor.

            ***

            Karaciğer hastası bir bayan bakın ne diyor: “Ben karaciğer hastasıyım. Bana uyan karaciğerin bulunduğu, hastaneden bildirildi. Karaciğer nakli yapılacaktı. Yol param olmadığından gidemedim.”

            Ne acı!

            ***

            İsmail Küçükkaya’nın mikrofonuna, hep geçim zorluğunun sesleri vuruyor.

            Emeklisi, gazisi, issizi…

            ***

            Mikrofonu eline geçiren, “Yeni Türkiye” diye bas bas bağırıyor. Türkiye’nin bu hale gelmesi mi Yeni Türkiye” sesleniyor.

            ***

            İnsan sormaktan kendini alamıyor:

            Ülkemizse her dönemde geçim zorluğu ile yaşayanlar vardır; ama bu kadar perişanlığa daha önceleri rastlanılmıyordu; insanları fakirleştirip, kul haline sokarak mı idare etmek amacınız?

            Birçok öğretmen açığı varken; birçok atama bekleyen öğretmen adayları varken, atanmamalarının amacı nedir? Yeni Türkiye’nin bir görüşü müdür?

            Piyasa enflasyonu başını almış giderken, uyduruk enflasyon hesapları ile enflasyonu, gerçek enflasyonun altında göstererek, aylıklara az zam yapıp ücretlileri ezmek, Yeni Türkiye’nin amacı mıdır?

            ***

            İdare edenler, lütfen İsmail Küçükkaya’nın şehirlerde verdiği sabah haberlerini dinlesinler.

            Acaba, vicdanları rahat edecek mi?

            Hep kendilerini düşünmelerinden, keser gibi hep kendilerine yontmalarından, uyduruk enflasyon ile ücretlilere yapılan zamlardan, utanç duyacaklar mı?

            ***

            Diyojen bir gün halk arasına girer, ciddi konulardan bahsetmek ister. Ne yazık ki kimse o’nu dinlemez.

            Bunun üzerine Diyojen, kuş gibi ötmeğe başlar. Bu kere, herkes pür dikkat kesilir.

            O zaman Diyojen halka dönerek: “Demek siz ciddi şeylerden değil de, ancak böyle gayri ciddi şeylerden anlıyor, hoşlanıyorsunuz” der.

            ***

            Evet, sayın yetkililer, bizleri yönetenler!

            Halk “Geçinemiyoruz, açız, paramız yok…” diye bağırıyor. Ama sizler hiç oralı olmuyorsunuz?

            İlginizi çekip, gerçeği görmeniz için ne yapmalılar?

            Söyler misiniz?

 Orhan YALKIN