Bir tecrübeden yola çıkarak. Geçmişte 2007 seçimlerinde yazıp, yaptığım açıklamalarda, DSP Basından sorumlu İl yönetim kurulu üyesiyken, o günkü DSP’li arkadaşlarım bile tepki vermişlerdi. Tıpkı Merhum liderim Bülent Ecevit gibi bir görüşü paylaşmıştım. Eğer AKP 2007 seçimlerini yine tek başına kazanır yeniden iktidar olursa, vay bu milletin haline diye...
İşte aradan geçen, yedi yıl içeresindeki ülkede yaşananlar bunun ispatıdır. Çıkarılan yasalar ile ülkedeki yaşantıların yerle bir olduğu gibi, ülkenin ,kurumlarının ne hale geldiği ortada, hatta 2005 yılında değiştirilen ceza yasaları sırasındada aynen şu yazmıştım. Bu değişen ceza yasaları altında, bir çapan oğlu yatıyor. Ama zamanla ortaya çıkar, diye dile getirirken, bu kadarını da tahmin etmemiştim.
Arkasından,12 Eylülcüleri yargılayacağız diye, referanduma gidilmesi ve yasalar içinde geçirdikleri kanun maddesi ise Türk silahlı kuvvetlerinin yargılanma yolunu açıyordu. Ama vatandaşı Kenan Evreni yargılayacağız diye aldattılar. İşte o gün başlayan Cumhuriyetle hesaplaşmaları, şu anki ortama geldi. Yabancı güçlerin oyunları ile sergilenen ve hatta Kurtlar vadisi dizisinin senaryosunu yazanlar oynayanlar bile bu şeytan üçgeninin içindeydiler.
Senaryoyu yazan ABD oynayan figüranlar ise ülke yönetimine gelmişti. Tek amaçları cumhuriyeti ve savunanları ortadan kaldırmaktı. Önce ülkeyi güçsüz kılmak için, kurumlarını özelleştirip oradaki insanları yok ettiler. Sonrası , kendilerine yakın zengin yandaşlar yaratıp güçlendirdiler.
Bunlarla da yetinmeyip , yasaklar getirerek, halkı sindirmeye ve cezalar ile bertaraf etmeyi açıkca beyan ederek korku imparatorluğunu yerleştirdiler. Şu an halkın üzerindeki baskı değil, muhalefet partilerine bile baskı yapmaya başlarken, cumhuriyet ilke ve yasalarını da hiçe saydılar. Ülkeyi parçalamak isteyenlerle işbirliğine gidip ,nerdeyse Türkçeyi yasaklayacaklar. Diyarbakır’daki AKP pankartları onu gösteriyor.
Devam edecek