YETER AMA!

Büyüklerimiz… 

“Gör geçir ama sürüp gitme” demişler!  

Ve de ne güzel demişler.  

*** 

Ülkemiz büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Hani derler ya, küçük bir bela atlatan birisi için, “verilmiş sadakası varmış” diye. Ülkemizin de şükürler osun verilmiş sadakası varmış ki, böyle büyük bir belayı daha büyük felaketlere sebebiyet vermeden atlattık! 

Almış başımızı gidiyoruz… Binmişiz bir alamete… 

Yeter! 

Ülkemiz de işsizlik sorunu had safhada, malum! İşsiz gençlerimize eğlenecek, deşarj olacak, iş bulamamanın stresinden kurtulacak ortamlar lazım.  

Koşun demokrasi meydanlarına! 

O felaket gecesini unutalım demiyorum. Zaten zerre kadar vatan millet sevgisi olanların o felaket gecesini unutması mümkün değil. 

De… 

Nedir bu her gün, her gece insanların meydanlarda toplanmalarının anlamı? 

Allah esirgesin… 

Sanki kimi olumsuzluklara davetiye çıkartırcasına yüzlerce insan belli bir mekânda bir araya getiriliyor.  

*** 

Bırakalım artık şu utanmaz, vatan haini adamdan bahsetmeyi, söz etmeyi. 

Üstüne düştükçe, kendinden bahsedildikçe kendini bir matah sanıyor, sananlar oluyor!  

Artık önümüze bakalım…  

Önümüze bakalım ki, bir daha böyle yanlışlara düşmeyelim.  

Bu da bu gün yaptığımız gibi LAYLAMLOMLA olmaz… 

Tüm dünyanın parmak ısırdığı, hayranlıkla izlediği; ahali istemezse bir ülkede hiçbir şeyin olmayacağını. Ahalinin aslanlar gibi ne olduğunu bilmeyeni ne istediğini bilmeyen 3-5 çapulcuya haddini bildirişini…  

Yeter artık bu güzellikleri daha fazla dejenere etmeyelim. 

Kini, düşmanlığı unutalım… 

Dost olalım! 

Bize ancak dostluk yakışır!  

Dostlukta; kişilerin özellerine; kişiliklerine inanç ve düşüncelerine saygıyla başlar ve bununla devem eder.