YILAN VE KÜÇÜK SERÇE

Küçük serçe bu güzel bahar gününde ağaçların arasında şarkılar söyleyerek uçuyordu. Büyük çınar ağacının en sevdiği dalına konduğunda, birinin yardım isteyen sesini duydu. Hemen sesin geldiği doğru uçmaya başlasa da kalbi korkudan duracak gibiydi. Yavaşça yere konup yürümeye başladı ve çimenleri kanadı ile araladığında bir de ne görsün? Kara bir yılan iplere fena dolanmış, hareket edemiyordu. Yılan Serçeyi görünce;

-“Serçe kardeş lütfen bana yardım et” dedi.

Küçük serçe yılandan çok korksa da ona yardım etmek istiyordu. Serçe yılana dönerek;

-“Sana yardım ederim, ancak bana zarar vermeyeceğini nerden bilebilirim ki” dedi.

Tam o sırada yılan acınacak halde ve yalvaran gözlerle serçeye bakıyordu. Çünkü hem hareket edemiyor, hem canı acıyordu. Ayrıca serçeye zarar vermeyi de hiç aklından geçirmemişti.

-“Ben kötü biri değilim “ dedi yılan, istersen beni arkadaşlarıma sorabilirsin. Ben de bu ormanda yaşıyorum”.

Serçe bir anda yılanı hatırladı. Bu kara yılan birkaç gün önce büyük çınarın dallarında mahsur kalan sincabı kurtaran yılandı. Zorda kalan birine yardım eden bu yılana güvenebileceğine karar verdi. Serçe yılana dönüp;

-“Sana güveniyorum ve yardım edeceğim” dedi. Serçe minik gagası ile yılanın etrafındaki ipleri yavaşça kesti. Yılan serbest kaldığı için sevinçten havalara uçtu. Serçeye defalarca teşekkür etti. Serçe ise yılana “sen sana güvenebileceğimi daha önce gösterdin zaten” diyerek teşekkür etmesine gerek olmadığını söylese de çok mutluydu. Önce büyük gölün kenarına gidip yılanın yaralarına baktılar, sonra da ormanda bütün gün oyunlar oynadılar.

Bu olay sayesinde güvene dayalı güzel bir dostluk başlamış oldu ve uzun yıllar sürdü.

 Rana Betül ŞENEL

3/B Sınıfı  Gönüllü İnal Aydınoğlu İlkokulu 

 Şehitkamil