Z A M A N

Bu bilinmez içinde bir devri âleme ne dersiniz? 

Mesela, günümüzde akıl sınırlarımızı zorlayan, anlamakta zorlandığımız, hatta anlamadığımız neler oldu, oluyor, olacak? 

Akışkanlığı değil bir mikro salise, bir milyarda bir salise kadar dahi durdurulamayacak, insanoğlunun tüm yaşamı boyunca her şeyine hükmeden, istediği gibi yöneten, yönlendiren, şekillendiren ZAMAN mevhumu… 

Belki; ‘yok öyle şey, ben kendi düzenimi kendimce dizayn ederim’ diyeniniz olacaktır.  

Bilemem! 

Bu bilinmez çizgiyi günümüze göre en ucuz, en basit şekliyle irdelersek, çok tuhafınıza gidecek bir sonuca varacağımızı sanıyorum. 

EVVELSİ GÜN… 

DÜN…. 

BU GÜN… 

VE… 

YARIN… 

Evvelsi gün: Kafalarımızda çok çok hem de çok çok gerileri hayal ederek bir yaşam kurgulayalım… 

Kentler ki, kent denmez de biz öyle diyelim. Kentlerin avuç içi kadar olduğu; insanoğlunun tüm gereksinmelerini doğal yollardan karşıladığı evvelsi gün… 

Dün: İnsanoğlunun çoğaldıkça yerleşim sınırlarının kendiliğinden genişlediği bir dilim… 

 Ve bu dilimde; insanoğlunun kimi ihtiyaçlarını kendilerinin karşılayamadığı, günlere gelindi.  

Böylece yavaş yavaş sokaklar, mahaller ve buralarda BAKKALLAR, ALIŞ-VERİŞ yapılacak dükkânlar oluştu. Artık evler, çarşılar iç içe olmaktan çıkmaya uzaklaşmaya başlamıştı.  

İhtiyaçlar, mahallelerde, sokaklarda oluşan BAKKALLARDAN karşılanmaya başladı. “TUZU BAKKALDAN ALIP GELEYİM” denir oldu. 

Derken, günümüze, şimdiye gelindi. 

Ne oldu?  

Ne çarşı kaldı, ne bakkal kaldı, ne pazar… 

Şimdi, MARKETLER var. Bir ailenin şaptan-şekere ihtiyaçlarını karşıladığı, karşılayabildiği mekânlar. 

Yarın! 

Bizler göremeyiz… AVM’lerin pabuçları ne zaman dama atılır, bilinmez?  Ama bir şekilde atılacaktır!  

İnsanlık öyle bir zaman çizgisine gelecek ki; ihtiyaçlar, bu günlerde yavaş yavaş oluşturulmaya başlanan üst akıl mamulü ROBOTLAR tarafından talimatlarla karşılanıyor… 

Gelecekte belki de talimata gerek kalmadan sadece düşünmekle gereksinmeler kendiliğinden oluşacak… 

Sınırları çok mu zorladım ne?