Zihnin Kadar Varsın

Zihin her şeydir. İnsanın bu dünyada dönüşemeyeceği tek şey, kendine izin vermediğidir.
Çünkü yaşadığımız hayat; başımıza gelenlerden çok, onlara ne dediğimizle şekillenir. Zihnin verdiği isimler, olayların kaderini belirler. ‘’Ben berbat durumdayım ve buradan çıkamıyorum’’ dediğin an, zihnin bunu bir gerçeklik olarak kayda geçirir. Ve hayat, zihnin bu emrine sadakatle itaat eder.
Oysa aynı durum, bambaşka bir dille yeniden yazılabilir.
‘’Şu an zor. Ama dayanabiliriz. Sakin olalım, nefes alalım, yönümüzü buluruz.’’ İşte bu cümle, karanlığın içinden açılan ilk kapıdır.
Farkındalık tam olarak burada başlar. İnsan, yaşadığı şeyin kendisi olmadığını; sadece içinden geçtiği bir hal olduğunu fark ettiğinde…
Zor bir dönem, bir kimliğe dönüşmez. Bir geçiş olur.
Zihin, ya seni sabote eder ya da seni taşır. Ama her iki durumda da emir alan odur.
Düşünceler, sandığımız kadar masum değildir; onlar tekrarlandıkça kader his yaratır. ‘’Hep öyle olacak’’ dediğin şey, çoğu zaman sadece zihinsel bir ezberdir.
Nefes almak küçümsenen ama en devrimci eylemdir.
Durmak…
Panikle karar vermemek…
Kendine karşı daha merhametli bir iç ses seçmek…
Çünkü insan, kendine nasıl konuşuyorsa hayata da öyle konuşur.
Ve hayat, duyduğu dili geri verir.
Asıl özgürlük; her şey yolundayken değil, yolunda gitmeyen bir anda zihnine hâkim olabildiğinde başlar.
Çünkü yön, dışarıda değil; içeride bulunur.
Zihin her şeydir. Ve tek sınır, düşündüğün yerdedir.