Gaziantep

Kadir Yemişen mahalle birleşmelerine tepki gösterdi

Kadir Yemişen, büyüyen mahallelerin sosyal yardım ve tebligat süreçlerinde ciddi aksaklıklar yarattığını belirterek, uygulamanın yeniden incelenmesini istedi.

Şehitkamil Belediye Meclisi’nin bugünkü oturumunda söz alan Kadir Yemişen, bir önceki dönemde gerçekleştirilen mahalle birleştirmelerinin kamu yararı, sosyal adalet ve hukuk güvenliği açısından yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Yemişen, konunun siyasi polemik değil, doğrudan kamu yararı meselesi olduğunu vurguladı.

“Mahalleler Orta Ölçekli İlçe Büyüklüğüne Ulaştı”

Mahalle sayısının 174’ten 137’ye düşürüldüğünü hatırlatan Yemişen, bu durumun mahalle ölçeklerini aşırı büyüttüğünü ifade etti.

“Kayabaşı Mahallemizin seçmen sayısı 18 bin 500, konut sayısı 10 bin 436, nüfusu ise 34 bine ulaşmış durumda. Bu rakamlar artık bir mahalleyi değil, orta ölçekli bir ilçeyi tarif ediyor.”

Yemişen, bu büyüklükteki mahallelerde özellikle Ramazan ayında sosyal yardımların ihtiyaç yoğunluğuna göre adil ve etkin biçimde dağıtılmasının zorlaştığını belirtti. Mikro verilerin makro ortalamalara dönüştüğünü ifade ederek, yoğun ihtiyaç duyulan bölgelerin görünmez hale geldiğini dile getirdi.

“Adalet Eşit Dağıtım Değil, İhtiyaca Göre Dağıtımdır”

Muhtarlık hizmetlerinin tek bir kişi üzerinden yürütülmesinin mevcut ölçeklerde sürdürülebilir olmadığını savunan Yemişen,“Bu kadar büyük mahallelerde tüm yükü bir muhtarın omzuna bırakmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Muhtarlara sabit sayıda yardım paketi veriliyor, ancak ihtiyaç sabit değil. Adalet eşit dağıtım değil, ihtiyaca göre dağıtımdır.” ifadelerini kullandı.

Yaşanan sıkıntıların mahalle sakinleri, muhtarlar ve belediye arasında gerilimlere yol açtığını da sözlerine ekledi.

“Tebligat Aksaklığı Hukuk Güvenliği Sorunudur”

Yemişen, mahallelerin büyümesiyle birlikte tebligat süreçlerinde de ciddi sorunlar yaşandığını belirtti. Muhatabına ulaşılamayan tebligatların muhtarlıklara bırakıldığını, ancak artan iş yükü nedeniyle vatandaşların bu evrakları zamanında alamadığını söyledi.

“Vatandaş dava süresini, SGK itirazını ya da icra takibini kaçırıyorsa bu sadece idari bir aksama değildir. Bu bir hukuk güvenliği meselesidir.”

“Kamu Yararı Ölçütü Esas Alınmalı”

Mahalle birleştirmelerinde temel kriterin kamu yararı ve hizmet etkinliği olması gerektiğini belirten Yemişen, uygulamada bazı kararların sahadaki sosyal gerçeklik dikkate alınmadan alındığını savundu. Farklı sosyoekonomik yapıya sahip mahalleleri tek isim altında toplamak planlamayı kolaylaştırmadı, aksine sosyal analiz kabiliyetini zayıflattı.”

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9. maddesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8. maddesi ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesini hukuki dayanak olarak gösteren Yemişen, konunun mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Destek Şahsa Değil, Kamu Yararına”

Konuşmasının sonunda mahalle birleştirmelerinin uygulamadaki sonuçlarının teknik olarak incelenmesi için hazırladığı önergenin gündeme alınmasını talep eden Yemişen,

“Bu mesele siyasi bir polemik değildir. Bu, kamu yararı, sosyal adalet ve hukuk güvenliği meselesidir. Vereceğiniz destek şahsıma değil, kamu yararına verilmiş bir destek olacaktır.” ifadeleriyle meclis üyelerine çağrıda bulundu.