Gaziantep'in Karkamış ilçesinde, Fırat Nehri'nin batı kıyısında ve Türkiye-Suriye sınır hattında yer alan Karkamış Antik Kenti, Yakın Doğu arkeolojisinin en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan antik kent, özellikle Hitit ve Geç Hitit dönemlerine ait kalıntılarıyla dikkat çekiyor.
Karkamış, tarih boyunca Anadolu, Mezopotamya ve Suriye arasında önemli bir ticaret, kültür ve diplomasi merkezi olarak öne çıktı. Bu özelliği nedeniyle arkeologlar tarafından "Medeniyetler Kavşağı" olarak nitelendiriliyor.
Karkamış Antik Kenti'nin Tarihi Nedir?
Karkamış'ın tarihi MÖ 3. binyıla kadar uzanıyor. Kent, MÖ 15. ve 14. yüzyıllarda Mitanni (Hurri) egemenliği altında bulunurken, Hitit Kralı I. Şuppiluliuma döneminde Hitit İmparatorluğu'nun hakimiyetine girdi.
Geç Tunç Çağı boyunca Hitit İmparatorluğu'nun Suriye'deki yönetim merkezi olarak görev yapan Karkamış, askeri ve siyasi açıdan büyük önem taşıdı. MÖ 12. yüzyılda Hitit İmparatorluğu'nun çöküşünün ardından kurulan Geç Hitit Krallıkları içerisinde en güçlü devletlerden biri haline geldi.
MÖ 10. yüzyılda ticaret ve kültürel gelişim açısından altın çağını yaşayan kent, MÖ 717 yılında Asur Kralı II. Sargon tarafından ele geçirildi. Daha sonraki dönemlerde Yeni Babil, Pers (Ahameniş), Makedonya, Seleukos ve Roma hakimiyetine giren Karkamış, jeostratejik önemini uzun yıllar korudu.
Büyük İskender ve Roma Dönemi
İssos Savaşı'nın ardından Büyük İskender'in hakimiyetine giren kent, Helenistik dönemde de önemini sürdürdü. Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Karkamış, Orta Çağ'da eski önemini kaybetmeye başladı ve zamanla tamamen terk edildi.
Antik kent, 1699 yılında yeniden keşfedilerek bilim dünyasının dikkatini çekti.
Karkamış Antik Kenti'nin Özellikleri
Karkamış, yaklaşık 100 hektarlık alanı kaplayan devasa bir yerleşim merkezi olarak biliniyor. Kentte yapılan kazılarda saraylar, tapınaklar, surlar, kabartmalar ve anıtsal yapılar gün yüzüne çıkarıldı.
Özellikle Geç Hitit dönemine ait taş kabartmalar, dönemin yaşam biçimi, kıyafetleri, inanç sistemi ve kültürel yapısı hakkında önemli bilgiler sunuyor. Bu eserlerin büyük bölümü bugün Gaziantep Arkeoloji Müzesi ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergileniyor. 7 Bin Yıllık Kesintisiz Yerleşim
Arkeologlara göre Karkamış'ın en dikkat çekici özelliği yaklaşık 7 bin yıl boyunca kesintisiz yerleşime sahne olması. Halaf döneminden Abbasiler dönemine kadar farklı uygarlıkların izlerini taşıyan kent, bu yönüyle dünya arkeoloji literatüründe özel bir yere sahip bulunuyor.
Karkamış Kazılarında Son Durum
Karkamış'ta ilk bilimsel araştırmalar 19. yüzyılda başladı. 1911-1914 yılları arasında British Museum tarafından geniş kapsamlı kazılar yürütüldü. Ancak bölgedeki savaşlar ve sınır güvenliği nedeniyle çalışmalar uzun yıllar durdu.
1956 yılında sınır hattının mayınlı bölge ilan edilmesi nedeniyle kazılara ara verilirken, alanın 2011 yılında mayınlardan temizlenmesinin ardından Türk-İtalyan ortak kazı projesi yeniden başlatıldı.
Kazılar bugün Bologna Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nicolò Marchetti başkanlığında, İstanbul Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi iş birliğiyle sürdürülüyor. Çalışmalarda Hitit dönemine ait saray kalıntıları, mühürler, idari belgeler ve çok sayıda yeni buluntu ortaya çıkarıldı.
Karkamış Arkeolojik Parkı Ziyaretçilerini Bekliyor
Ulaşım ve güvenlik altyapısının tamamlanmasının ardından Karkamış Arkeolojik Parkı, 2019 yılından bu yana ziyaretçilere ücretsiz olarak açık bulunuyor.
Antik kentte ayrıca İtalyan sanatçı Michelangelo Pistoletto tarafından hazırlanan "Üçüncü Bahçe" isimli açık hava sanat enstalasyonu da yer alıyor.