CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, Gaziantep Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali (GES) projesine ilişkin ciddi usulsüzlük iddialarını gündeme taşıdı. Öztürkmen, projenin maliyeti, ihale süreci ve finansmanına dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Maliyet ve ihale süreci tartışma konusu
Öztürkmen, projenin toplam maliyetinin 1 milyar TL’yi aştığına yönelik iddialar bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:“Gaziantep Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali (GES) projesinde milyonluk usulsüzlük iddialarının peşindeyiz. Prof. Dr. Arif Özaydın’ın rektörlüğü döneminde yapılan söz konusu santralin üniversiteye maliyetinin 1 milyar 250 milyon TL’ye ulaştığı tahmin edilmektedir. Bu maliyetin içinde bir bankadan kullanılan 470 milyon TL’lik kredinin ödenmeyen faiz yükü de vardır. İddialar oldukça ciddi. Üniversiteyi adeta çiftliğe çevirmişler.“
Öztürkmen ayrıca santralin ihale bedeline ilişkin de çarpıcı iddiaları dile getirdi:
“Gaziantep Üniversitesi bünyesinde hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali projesinde milyonluk usulsüzlük iddialarının peşindeyiz. Prof. Dr. Arif Özaydınlığın rektörlüğü döneminde yapılan ve normal şartlarda bin dolara kurulabilecek söz konusu santralin bir milyon doların üzerinde bedelle ihale edildiği öne sürülmektedir. Ayrıca proje için bankadan dört yüz milyon TL de kredi kullanıldığı, borcun ödenemese nedeniyle her ay yaklaşık iki milyon TL'de ek yük oluştuğu ve toplam maliyetin bir milyar milyon TL'ye ulaştığı bilgisi de var. Iddialar çok ciddi. Üniversiteyi adeta çiftliğe çevirmişler. Üstelik gelen bilgilere göre proje bizzat üniversite yerine üniversiteye bağlı tekne park üzerinde yürütülmüştür. Bu yöntemle kamu ihale denetiminin dışına çıkılmıştır.“
“Kamu ihale denetimi dışına çıkıldı” iddiası
Projeye ilişkin denetim süreçlerinin de tartışmalı olduğunu ifade eden Öztürkmen, işin belirli bir firmaya verilmiş olabileceği şüphesinin bulunduğunu söyledi.
“Bu da işin daha önce bedelenen bir firmaya verilmiş olabileceği şüphesini gündeme getirmektedir. Üstelik döner sermayeden yönetmeliğe aykırı biçimde projeye kaynak aktarıldığı da belirtilmektedir. Gaziantep'in ötesindeki çay iddiaları sadece bunlarla sınırlı değil. Yabancı öğreti alınmayla ilgili usulsüzlük iddiaları da oldukça ciddi ve yaygın iddialara göre yabancı öğrenci kabul sistemi tarafından reddedilmesine rağmen çok sayıda öğrencinin üst yönetim kararıyla üniversiteye kayıt yaptırdı. Bu yöntemle sistem dışı ve kontrolsüz bir yapı oluşturuldu. Iddialara göre tıp ve dış hekimliği fakültelerine talip için yirmi ila yirmi beş bin dolar. Diğer bölümler için ise bölümüne göre on ila on beş bin dolar talep edildi. Bu hücreleri, bu ücretleri ödeyen öğrencilerin gerekli akademik kriterleri karşılamasa bile ki çoğunluğunun öyle olduğu iddia ediliyor.“
YÖK inceleme başlattı iddiası
İddiaların yalnızca proje ile sınırlı olmadığını belirten Öztürkmen, yükseköğretim denetim mekanizmalarının devreye girdiğini öne sürdü:
“Üniversiteye kabul edildiği öne sürülmektedir. Aldığımız bilgilere göre Yiğit ve Denetleme Kurulu iddiaları ilgili incelemeye başlatmış durumda. Dönemin rektörü bazı üniversite yöneticileri ve dekanlarıyla projede imzası bulunan yönetim kuryelerinin ifadelerinin alınacağı belirtiliyor. Üniversite kaynaklarının usulsüz kullanılıp kullanılmadığı ortaya çıkartılmalı sorumlulara hesap vermelidir. Biz bu sürecin takipçisiyiz. Çünkü dosya örtbas edilme korkusu var. Akademik camia dönemi rektörü Arif Özaydı'nın görev sayısı dolmasına rağmen aylarca yerine Cumhurbaşkanı tarafından atama yapılmamasına dikkat çekiyor. Bu durumda ise eski rektör korunuyor mu? Sorularına neden oluyor. Diğer yandan da dosya algı yaşayan bazı kişilerin son yıllarda Istanbul'un en seçkin semtlerinde lüks villa sahip oldukları da iddia edilmektedir. Iddiaların peşindeyiz. Üniversitenin kaynakları bir avuç yandaş firmaya değil bilime ve halka hizmete aktarılmalıdır. Üniversiteyi çiftliğe çevirenlerden esas soracağız.“




