Öğrencilerin ev ararken ilk tercihleri genellikle üniversiteye ve toplu ulaşım güzergâhlarına yakın bölgeler oluyor. Ancak bu bölgelerde özellikle 1+0 ve 1+1 dairelerin yüksek kiralarla piyasaya çıkması, öğrencilerin bütçelerini zorluyor.
Üniversiteye yakın evler cep yakıyor
Tek başına eve çıkmak isteyen bir öğrenci, küçük metrekareli bir daire için yüksek kira bedellerini göze almak zorunda kalırken, buna aidat, elektrik, su, internet ve diğer giderler de eklendiğinde aylık barınma maliyeti daha da yükseliyor.
Öğrenciler ise daha büyük evlerde kira bedellerinin oda paylaşımı sayesinde kişi başına daha makul seviyelere gelebildiğini belirtiyor. Ancak bu kez de birkaç öğrencinin aynı evi paylaşması, özellikle farklı şehirlerden gelen ve tanıdığı olmayan öğrenciler açısından ayrı bir sorun oluşturuyor.
“Küçücük odalara yüksek kira”
Ev arayan öğrencilerin en büyük şikâyetlerinden biri, evlerin büyüklüğü ile istenen kira arasındaki dengesizlik.
Özellikle tek kişinin yaşayabileceği küçük dairelerin üniversite çevresinde yüksek fiyatlardan kiraya verilmesi, öğrencileri alternatif arayışlara yönlendiriyor. Bazı öğrenciler arkadaşlarıyla birlikte daha büyük ev tutarak kira ve faturaları paylaşmayı tercih ederken, bazıları ise üniversiteye daha uzak bölgelerde daha uygun fiyatlı ev arıyor.
Ancak üniversiteye uzaklaşmak da ulaşım masrafını beraberinde getiriyor. Böylece öğrenci açısından yalnızca kira değil, kira + ulaşım + faturalar + aidat şeklinde daha geniş bir ekonomik yük ortaya çıkıyor.
Şehir dışından gelen öğrenciler daha fazla zorlanıyor
Gaziantep’e başka illerden gelen öğrenciler için sorun yalnızca yüksek kira değil. Şehri ve mahalleleri tanımayan öğrenciler, ev bulma sürecinde daha fazla zaman harcıyor.
Öğrenciler bir yandan bütçelerine uygun ev ararken diğer yandan ulaşım imkânlarını, evin bulunduğu bölgenin güvenliğini, faturaları ve ev sahibinin talep ettiği şartları değerlendirmek zorunda kalıyor.
Özellikle ailesinden uzakta ilk kez üniversite hayatına başlayacak öğrenciler için bu süreç ciddi bir ekonomik ve sosyal yük oluşturabiliyor.
Büyük evler paylaşım açısından avantajlı
Dikkat çeken bir diğer nokta ise daha büyük dairelerin bazı durumlarda öğrenciler açısından daha avantajlı hale gelmesi.
Örneğin birden fazla öğrencinin yaşayabileceği 3+1 veya 4+1 bir evin toplam kirası yüksek görünse de birkaç kişi arasında bölündüğünde kişi başına düşen kira, üniversite çevresindeki küçük bir 1+0 veya 1+1 dairenin kirasından daha düşük olabiliyor.
Ancak bu model de öğrencilerin güvenilir ev arkadaşı bulmasını zorunlu kılıyor.
Öğrencinin hesabı zorlaşıyor
Bir öğrenci için üniversite hayatı artık yalnızca eğitim masraflarından ibaret değil. Kira, depozito, aidat, faturalar, ulaşım ve temel yaşam giderleri bir araya geldiğinde ailelerin ve öğrencilerin karşılaştığı ekonomik yük büyüyor.