Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Nisan ayının ikinci birleşimi Başkanvekili Halil Uğur başkanlığında toplandı. Toplantıda okul saldırıları ve eğitimde güvenlik tartışılırken, CHP’li meclis üyeleri Mehmet Sucu ve Hasan Şencan sert açıklamalarda bulundu.
“Fahri hemşehrilik beraatının iptal edilmesini talep ediyoruz”
CHP’li meclis üyesi Mehmet Sucu, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylara ilişkin açıklamalarda bulunarak hayatını kaybedenler için başsağlığı, yaralılar için ise şifa diledi. Eğitimde güvenlik konusuna dikkat çeken Sucu, "Kahramanmaraş ve Urfa’da yaşanan olaylar nedeniyle halkımıza başsağlığı diliyoruz, yaralı vatandaşlarımıza şifa diliyoruz. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması en büyük temennimizdir. Okullarda güvenlik zafiyeti yaşanıyorsa, eğitimde can güvenliği kalmamışsa bunun sorumlusu vardır. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e verilen fahri hemşehrilik beraatının iptal edilmesini talep ediyoruz. Bu kararın şehrimizin vicdanına zarar verdiğini düşünüyoruz." ifadelere yer verdi.
Sucu: ”Yaşanan felaketleri affettiremezsiniz”
CHP’li meclis üyesi Mehmet Sucu, yaptığı açıklamada son dönemdeki olaylar üzerinden siyasi tartışmalara değindi. Ülkede yaşanan güvenlik sorunlarına dikkat çeken Sucu, "Yirmi üç yıllık iktidarınızda ülkenin geldiği noktayı, son mecliste yaşanan ve ne olduğunu bilmediğimiz bir önergeye bağlamak, burada yaşanan felaketleri affettirmez. Bunun bilinmesini isterim. Bugün geldiğimiz noktada ülkede güvenliğin olmadığı, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin hayatını kaybettiği bir ortamda, bu sorumluluğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne yüklemenizi kabul etmiyorum. Öncelikle bunu belirtmek istiyorum. Biz burada kimseyi suçlamak, yargılamak ya da hedef göstermek istemiyoruz. Ancak bu ülkenin gerçekleri var. Eğer güvenlik sorunu, sosyal ve ekonomik sorunlar varsa ve ülke bu noktaya geldiyse bunun sorumlusu AK Parti hükümetidir." dedi.
“Bir kişiye bağlanması doğru değildir”
Başkanvekili Halil Uğur, "Bu konunun kişiselleştirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşanan olayların doğrudan bir kişiye bağlanması doğru değildir. Herkesin elinden geleni yaptığına inanıyoruz ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli çalışmaların sürdüğünü biliyoruz." şeklinde konuştu.
“Sorumluluğu olan sorumluluğunu alacak”
CHP’li meclis üyesi Hasan Şencan yaptığı açıklamada, "Sosyal çürüme var bu ülkede. Bu iktidar çıkacak, “Sosyal çürümeyi ben yaptım” diyecek, mafya dizilerini ben yaygınlaştırdım diyecek. Sorumluluğu olan sorumluluğunu alacak" diyo konuştu.
“Ama yaşanmış olan hadiseden dolayı hepimizi etkiledi”
Büyükşehir Belediye meclis üyesi Osman Toprakyaptığı açıklamada, "Gerek Şanlıurfa'da gerek Kahramanmaraş'ta yaşanmış olan hadiseden kaynaklı vefat eden genç çocuklarımızı, yavrularımızı ve hocalarımızı rahmetle, minnetle anıyorum. Başsağlığı diliyorum ailelerine. Yaralılara da acil şifalar diliyorum. Fakat bugün burada yapılmakta olan şey; evet bu yaşanan hadiseler hiç kimsenin arzu etmediği, vicdanı olan, içerisinde azıcık insanlık kıpırtısı olan, merhameti olan hiç kimsenin tasvip etmediği olaylar. Ama bunu siyasallaştırılmasını doğru bulmuyoruz. Bu hadiseleri biz Amerika'da görüyorduk, Avrupa'da zaman zaman görüyorduk. Özellikle Amerika'da çok yaygındı. Bizim ülkemizde olmadığı için şükrediyorduk. Ama yaşanmış olan hadiseden dolayı hepimizi etkiledi. Yani sadece bunu Milli Eğitim Bakanlığı’nın üzerine sorumluluğu atarak kurtulamayız. Hepimiz anneyiz babayız. Öncelikle kendimizi sorgulamamız gerekiyor. Ölenler, vefat edenler, şehit olanlar da anne baba evladı ama öldüreni de yetiştiren anne babalar var. Yani burada hepimiz üzerimize ders almamız gerekiyor. Nerede hata yapıyoruz? Bu çocuklar nasıl bu yollara sürükleniyor diye ders çıkarmamız gerekirken, biraz önceki konuşmacı arkadaşların bu konuyu siyasallaştırarak Milli Eğitim Bakanımıza fahri hemşehrilik beratının verilmesi üzerinden sorgulamasını olayı çok basite indirgemiş olarak görüyorum." ifadelerine yer verdi.
“Hepimizin kendimizi sorgulaması gerekiyor”
Toprak, "Keşke şunu söyleselerdi: Bu tarz olayların yaşanmaması için şehrimizde veya ülkemizde ne yapılabilir, bir araştırma komisyonu kuralım, belediyeler ne yapabilir, yerel yönetimler ne yapabilir denmiş olsaydı bunu yapıcı bir eleştiri olarak görürdük. Ama tamamıyla siyasallaştırıp, 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medyanın kullanımının kısıtlanmasıyla alakalı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen hükme ret verip, burada aynı zamanda bu silahı kullanan çocukların büyük ihtimalle sosyal medya üzerinden zehirlendiğini, oyunlar üzerinden etkilendiğini bildiğimiz halde, bunun önüne geçilmesine yönelik düzenlemelere karşı çıkılıyorken yapılan söylemleri timsah gözyaşı olarak yorumlarım. Keşke bu konuda daha yapıcı bir yaklaşım sergilenseydi. Tekrar ediyorum; bu konunun siyasallaştırılmasını, bir bakan üzerinden siyasete alet edilmesini doğru bulmuyorum. Evet, hepimiz çok üzüldük, hâlâ üzülüyoruz. Tekrarlanmaması için bundan sonraki süreçte gerek yöneticilerimiz, gerek bireylerimiz, gerek anne babalar, gerek aileler olarak hepimizin kendimizi sorgulaması gerekiyor. Ben şunu öneriyorum; yazılı önerge vermiyorum ama bu konuyla alakalı meclisimizin bir araştırma komisyonu kurarak, psikologlardan, pedagoglardan öneriler alarak belediyeler olarak, yerel yönetimler olarak, başta Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olmak üzere bu konuda ne yapılabilir sorusuna cevap aranması gerektiğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.
“Siyaseti biz yapmıyoruz”
CHP Büyükşehir Meclis Üyesi Fadime Sayın, "Ben bir anne olarak söz almak istiyorum. Üç çocuk yetiştirmiş bir anneyim. Çocuklarımın eğitim hayatı boyunca, üçüncü çocuğuma kadar çok kötü bir eğitim süreci yaşadık. Şimdi “kişiselleştirme” diyorsunuz, bunu kabul etmiyorum. Osman Toprak’ın “timsah gözyaşları” ifadesini de kabul etmiyor, kendisine iade ediyorum. Siyaseti biz yapmıyoruz, maalesef sizin meclis üyeleriniz yapıyor başkanım. Siz, profesörlük diploması bile şaibeli olan bir bakanı savunuyorsunuz. Biz burada siyaset yapmıyoruz, yapılan hatayı dile getiriyoruz. Ben bir işletme sahibiyim ve bir ekibim var. Ekibim bir hata yaptığında sorumlusu benimdir. Eğitimi bu şekilde yönlendirirken sorumluluk almamanızı kabul etmiyorum. Bakana verdiğiniz fahri hemşehrilik etiketini de ayrıca Antepliler adına doğru bulmuyorum." dedi.



