Türkiye’de çayın anavatanı Karadeniz olmasına rağmen, tüketim Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da daha yüksek. Türkiye genelinde Gaziantep, çay tüketiminde birinci sırada yer alırken, kentte kaçak çayın yüksek tüketilmesi dikkat çekiyor. CHP Gaziantep milletvekili Hasan Öztürkmen, yaptığı açıklamada Türk çayının daha kaliteli üretilmesi ve kaliteli yaprakların iç piyasaya sürülmesi çağrısı yaptı.
Hasan Öztürkmen’den ÇAYKUR’a kaliteli çay çağrısı
Hasan Öztürkmen, Türkiye’de çay tüketimine ilişkin dikkat çekerek, “Sizce Türkiye'de en çok çay içilen şehir hangisi. Bir çay markasının paylaştığı güncel verilere göre Gaziantep, Türkiye genelinde en fazla çay tüketilen şehir oldu. ÇAYKUR'un yayımladığı verilere Gaziantep’i Şanlıurfa, Muş, Diyarbakır, Mardin, Bitlis ve Ağrı gibi illerin takip ediyor. Gaziantep mutfağımızda tatlılarla birlikte ve yemeklerin ardından çay içmek bir gelenektir. Keşke çayımız biraz da kaliteli olsa. Karadeniz’de hasat edilen çayın en değerli kısmı – büyük yaprak formunda olanı – yurt dışına ihraç ediliyor. İç piyasaya ise en ufalanmış, en düşük verimli toz çay kalıyor.“ dedi.
Gaziantep çay tüketiminde ilk sırada yer aldı
Hasan Öztürkmen, Türk çayındaki kalite sorunlarının kaçak çay tüketimini artırdığına dikkat çekerek, “Bu kalitesizlik, hemşehrilerimizi kaçak çay diye tabir edilen seylan çayına yönlendiriyor. İthal çaya uygulanan yüksek maktu vergi nedeniyle bu çayın fiyatı oldukça pahalı. Hal böyle olunca çay kaçakçılara gün doğuyor. Hem denetimsiz hem de vergilendirilmemiş çaylar piyasaya sürülüyor. Ülkemizin Doğu-Güney ve Güneydoğudaki birçok ilinde olduğu gibi Gaziantep'te de önemli miktarda kaçak çay tüketilmektedir. Uzun yıllardır devam eden bu uygulama nedeniyle, bu bölgelerde kaçak çaya dayalı bir damak zevki oluşmuştur. Çaykur ve diğer yerli üreticiler, Türk çayının daha fazla tüketilmesi için daha kaliteli çaylar üretmelidir. Çaykur, çay alımlarında kaliteli alım yapmalıdır ve üreticinin hakkını vermelidir. Çay maliyetine alım yapıldıkça, kaliteli üretim düşmektedir.“ ifadelerini kullandı.
Hasan Öztürkmen, ÇAYKUR’un kaliteli alım yapmamasının özel sektörde de kalite düşüşüne yol açtığını belirterek, “Çaykur kaliteli alım yapmayınca, rekabet halindeki özel sektör de kaliteyi düşürmektedir.Ülkemizde ne doğru düzgün bir tarım politikası var ne de tarıma destek. Çay ve fındık Karadeniz ekonomisinin bel kemiğidir, temelidir. Tarımı yok sayan aslında ülke güvenliğini yok sayar. Çaykur’un 2025 yılı yaş çay alım bedeli 25,44 lira. 25 lira 44 kuruşa çay alındığında, üretici 19 liraya gübre alıp, çay hasadını nasıl sürdürecek? Ülkemizde çay bahçeleri oldukça yaşlıdır. Budama sistemi uygulansa bile 50 yaşın üstündeki çay bahçelerinden kaliteli yaprak alınması mümkün değildir. Çaylıkların yenilenme çalışması yapılmalı, Kimyasal gübre derhal terk edilmelidir. Devlet, yerli çay üreticilerini denetlemeli, organik üretim teşvik edilmelidir. Kaliteli çay yaprakları ihracata değil, iç pazara sunulmalıdır. Kapsamlı, iyi planlanmış ve sağlam verilere dayalı analitik yöntemlerle hazırlanmış ulusal tarım politikaları bir an önce uygulamaya konulmalıdır. Çayın geleceği ile ilgili politikalar bu doğrultuda yönlendirilmelidir.“ ifadelerine yer verdi.
Avrupa Birliği’nde tek çay üreticisi ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatarak, “AB’de tek çay üreticisi Türkiye olduğuna göre, çayla ilgili tarımsal kriterlerin belirlenmesinde Türk çayı ön plana çıkarılmalıdır. Gaziantep'ten çıkan tatlılar, yemekler dünyanın en iyileri arasına girmektedir. Bu güzel yemeklerin yanında içtiğimiz Türk çayının ise dünyada esamesi okunmamaktadır. Daha kaliteli üretim ile hem çay sevdalısı vatandaşlarımız hem de bütün dünya Karadeniz çayını keşfeder hem de tarımda katma değer yaratılmış olur.” şeklinde konuştu.



