Siz hiç ananas yediniz mi? Bırakın yemeyi, görseniz tanır mısınız? Adını sıkça duyarım. Özellikle de bulmacalarda “Sıcak ülkelerde yetişen 6 harfli bir soru olarak çıkar karşımıza.

Kendim de dahil olmak üzere benim geri kalmış ülkemin canım geri kalmış insanlarının yüzde 99’unun “ananas”ı tatmadığını söyleyebilirim.

Bu sözcük bugün yine karşıma çıkınca, “şunu internetten öğreneyim” dedim. İşte ananas hakkında insana dombalak aşırtan bilgiler. Ne dedece doğrudur orasını bilemem. Yalanı varsa günahı iddiaları ileri sürenlerin boynuna.

***

Ananas Pürüzsüz bir cilt için, demir; güçlü saç-tırnak, cilt için, kalsiyum; sağlıklı cilt ve göz için, vitamin A; hücreler için vitamin B; cilt için vitamin C içeriyor.

Ananas, sindirimi hızlandıran, zayıflama  sağlayan, iltihap ile şişkinlikleri giderici sinüzit, bademcik iltihabı, gut hastalığı, mafsal iltihabı ya da yaralanma veya ameliyatlardan sonraki iyileşme dönemlerinde özellik de taşıyormuş.

Ananas, az bulunan bir mineral olan manganezin mükemmel bir kaynağıdır. bağışıklık sisteminin destekçisidir. Sağlıklı bir diyet meyvesidir.

Ananas kilo da verdirirmiş. İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün vitaminleri, 16 tür doğal minerali içerir. Ananasın kilo verdirmedeki sırrı ise zengin suyunda saklıdır. Ananas suyu vücuttaki yağı etkili bir şekilde eritebilir. Dolayısıyla her gün yemekte ananas ya da ananas suyu tüketilebilir.

Saçı da güzelleştiren ananas, stresin giderilmesine de yardımcı olur.

Tansiyon ve kandaki yağ oranını düşürür. Ananas kan dolaşımını hızlandırarak hem tansiyonu, hem de kandaki yağ oranını düşürmede etkili olabilir. Ananas, vücutta yağ birikimini de önler.

Nezleye karşı birebirdir. Ateş, öksürük ve boğaz ağrısı nezlenin en önemli belirtileridir. Bu durumda, yatakta dinlenmenin yanı sıra bir bardak taze ananas suyu da içilebilir. Çünkü ananas suyu ateşin düşürülmesi ve nefes borusu enfeksiyonunun önlenmesinde de etkilidir.

Beyne giden kan yollarını temizler ve beynin kan dolaşımını arttırır. Ananasın kansere karşı insan vücudunun bağışıklık sistemini harekete geçirdiği, hazmı kolaylaştırdığı, mide asidini düzenlediği. kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeyi önlediği kanıtlanmış.

Ananas ayrıca idrar söktürücü olup selülit tedavisinde de kullanılıyor. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından tokluk hissi veriyormuş.

***

Ülkemizde ananas üretimi çok yaygın değil. Türkiye çapında sadece 4 bin dekarlık alanda tropikal 26 tür meyve üretiliyormuş. Ananasa ise bu alanın sadece 26’da biri düşüyor. Bu kadarı da tüketimimizin ancak yüzde birini oluşturuyor. Demek ki, Türkiye’de yenen her 100 liralık ananasın 99 lirası yabancı ülkelere gidiyor.

Ülke yöneticilerimiz için bu da gam değil. Tarım alanında hazır kazanımlarımızın da körelmesi için çalışılırken ananas kimin umurunda? ABD çiftçileri bizim için nasıl olsa her şeyi üretiyor. Tıpkı ABD sanayicilerinin bizim için her şeyi ürettikleri gibi…

***

Şmldi anladık neyin nesi olduğunu bu varsıl meyvesinin. Aşağıdaki de resmi. Dikkatlice bakıp onu iyice tanıyalım. Yemesi gücümüzün yetmeyeceği kadar pahalı olsa da, bakması bedava nasıl olsa.

Ananas buymuş ha! Vay canına! Ben de kimi zaman varsıl süper marketlerde görürdüm de onu çam kozalağı sanırdım. “Çam kozalağın para verip alan ahmaklar da var demek ki derdim. Hem de şu fiyata.

Yahu ormanlarda bunların binlercesi bedava… Yok, illa ki çok para verip çam kozalağını süper marketten alacağız. İyi de bu tahtaya benzer şeyi neresi yenir?

Meğer öyle değilmiş. Ananas’ın yararlarıyla ilgili bilgileri de edinince, yoksulluğumuzun bizleri nelerden mahrum ettiğini iyicene anladık.

Bu durumda “bizleri 800 lira maaşla avutanlara ne kadar diş bilesek azdır” demekten de kendimizi alamadık.