Hayatta çok şey olursun. Başarılı olursun, sevilen olursun, güçlü olursun, hatta zaman zaman kırılan ama yine de toparlanan olursun. Ama asla ve asla birilerinin alternatifi olma!
Bazı insanlar vardır; sessizdir, iddiasızdır, gösterişi yoktur.
Hayatın ilginç bir terazisi var; hiç acele etmez, hiç unutmaz, hiç yanılmaz.
Son yılların tehlikeli bir alışkanlığı var: Her insan davranışını psikolojik bir etiketle açıklama çabası.
Hayatın ilginç bir kuralı vardır: İnsan, yaptığının gerçek ağırlığını ancak aynı yük omuzlarına bindiğinde anlar. Başkasına söylerken hafif gelen söz, bir gün senin kalbini keskin bir bıçak gibi doğra...
Bazen kendine yakışanı yapmak yetmiyor. Çünkü nezaketin, sabrın, inceliğin ulaştığı yerle karşındakinin duyduğu yer aynı olmuyor. Sen zarafetle konuşuyorsun, o gürültüyle. Sen gönülden anlatıyorsun, o...
Bazı insanlar vardır; kalbinde kötülük yoktur, niyeti temizdir, adımını atarken bile kimse incinmesin diye dikkat eder. Onu görürler… Ama yanlış yerinden.
Gerçek yaşam örüntülerinin bize fısıldadığı bir hakikat var:
Cemal Süreya’nın, insanın içindeki en kırılgan noktaya dokunan cümlesi vardır: ‘’Olmadığı zamanlarda bile birine sadık kalmak her yüreğin harcı değildir.’’
Toplumda sık sık duyduğumuz bir söz vardır: ‘’Kadın adamı vezir de eder, rezil de.’’
Gerçek bir ilişki, hesaplarla değil kalple kurulur. İki insanın birbirine yaklaşması, bir taktik oyununun hamleleriyle değil, güvenin ve samimiyetin kendiliğinden açtığı yol ile olur. Oysa günümüz ili...
Bu bağlantı sizi https://www.gazeteekspres.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.