-Yönetmelik gereği meslek liselerinde okuyan son sınıf öğrencileri haftanın iki günü okulda ders görmekte diğer günler, müfredat programının en az ‰80’inin uygulandığı işyerlerinde staj yapmak zorundadırlar. Ama gel gör ki birçok öğrenci, müfredat programıyla hiç ilgisi olmayan işyerlerine yerleştirilmişlerdir. Üstelik gözetici öğretmenler, işyerlerindeki öğrenci dosyalarına “müfredattaki konuları görmüştür” diye yazar ve imzalar!
Birçok uyarılara rağmen bir yetkili çıkıp, bu şekilde öğrencilerin harcanmasını önlemek istemez. Acaba Neden?
xxx
-Gelişmiş ve insanları eğitilmiş olan ülkelerde kimse kimseye yük olmaz. Herkes kendi vazifesini bilir. Ama nedense bizde böyle değildir. Örneğin, elektrik sayaçlarının dışarı alınması konusu. 2004 yılından önce yapılmış binalardaki elektrik sayaçlarının dışarıya alınması için gerekli giderleri TEDAŞ’ın karşılaması gerekirken, bunun için yapılan giderleri mülk sahiplerine ustaca davranıp yüklenmiştir. Dolayısıyla TEDAŞ haksız kazanç elde etmiştir.
Bir yetkili çıkıp da bu haksızlığı önlemek istemez.
xxx
Emekli olup da çalışmaya devam edenlerin emekli aylıklarından ‰15 kesinti yapılır. Ama gel gör ki emekli aylığı alan milletvekillerinin emekli aylıklarından bu kesinti yapılmaz.
Bu ayırım için kimsenin kılı bile kıpırdamaz.
xxx
Bütçeye yardım bakımından, 1934 yılında milletvekilleri tasarruf amacıyla aldıkları bir kararla 500 lira olan aylıklarını 350 liraya düşürmüşlerdir. Bugün tasarrufa ihtiyaç olduğu, bütçeye gelir temini için zam, zam üstüne yapıldığı halde, milletvekillerimiz ilgisi olmayan bir yasanın içerisine sıkıştırarak gece yarısı aylıklarını, neredeyse iki katına çıkarmışlardır.
Anlayışın nasıl, neden, niçin değiştiğine bir türlü akıl ermez.
xxx
-Alış verişlerde, birçok perakendeci ve gıda satıcıları satış belgesi vermez. Üstelik alıcı da istemez. Böylece devletin hakkı, satıcının cebine gider. Gaziantep’te bazı olaylar için söylenen “Cumburlop” misali.
Hiçbir yetkili bu durumun haksız rekabete yol açtığını düşünmez.
xxx
-Dünyanın hiçbir yerinde, vatandaşın gıdası ile ilgili bir tahlil için kişilerden ücret talep edilmez. Ama ülkemizde Orman ve Tarım Bakanlığına bağlı illerdeki kuruluşlara bir bal tahlili için başvuran vatandaştan 350-400 lira para istenir. Vatandaş bozuk çıkarsa diğer tüketiciler mağdur olmasın düşüncesindedir!
Gülünecek bir durum!
xxx
Ülkemizde bütçeyi ayarlayabilmek ve de dolayısıyla çalışanların ve emeklilerin aylıklarına az zam yapabilmek için, kullanımı az olan mallar enflasyon sepetine konur. Böylece dar gelirlilerin yaşam seviyesi gittikçe düşer. Bu tür uygulamayı başka ülkelerde göremezsiniz.
Bu şekilde ekonomi ayakta tutulmaya çalışır!
xxx
-Asker Albay, Balyoz davası dolayısıyla mahkûmdur, hapistedir. Hapiste ölünce cenazesi merasimle kaldırılır.
Perhiz v e lahana turşusuna güzel bir örnek!
xxx
-Nedense bizde dolaylı vergilerin oranı, dolaysız vergilerin kat, kat üstündedir. Bu oranlara gelişmiş ülkelerde rastlanmaz.
Nedense konu uzun ele alınıp alınıp, uzun vadede vergide adalet sağlanması düşünülmez.
xx
Ne gariptir ki,,,
İşler…
Bu minval üzere devam eder, gider…