Türkiye ekonomisinde fiyat artışlarının yalnızca mal ve ürünlerle sınırlı olmadığını artık hepimiz görüyoruz. Marketten alışveriş yaparken, restoranda yemek yerken, şehirlerarası yolculuk yaparken, otelde konaklarken veya bir uzmandan hizmet alırken karşımıza çıkan fiyatlar bunun en açık göstergesi.
Temmuz 2026 Hizmet Üretici Fiyat Endeksi, yani H-ÜFE verileri de bu tabloyu ortaya koyuyor. H-ÜFE, temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3,94 arttı. Yıllık artış ise yüzde 32,77 oldu. On iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 34,71 seviyesine ulaştı.
Bu rakamlar bize çok önemli bir şey söylüyor: Türkiye'de hizmet sektöründeki fiyat baskısı henüz ortadan kalkmış değil.
YILLIK ARTIŞ YÜZDE 32,77
H-ÜFE'nin temmuz ayında yıllık yüzde 32,77 yükselmesi, hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin maliyetlerinin ve fiyatlarının önemli ölçüde arttığını gösteriyor.
Her ne kadar geçmiş yıllara göre artış oranlarında bir gerileme görülse de yüzde 32,77 hâlâ oldukça yüksek bir oran.
Üstelik yalnızca yıllık rakama bakmak da yeterli değil. Temmuz ayında fiyatların bir önceki aya göre yüzde 3,94 artması, hizmet fiyatlarında aylık bazda da ciddi bir hareketlilik olduğunu gösteriyor.
Yani enflasyonla mücadelede mal fiyatlarında belirli bir mesafe alınsa bile hizmetler tarafında aynı rahatlamanın henüz sağlanamadığını söyleyebiliriz.
Hizmet fiyatlarının önemli bir özelliği var. Hizmetler, vatandaşın günlük hayatının neredeyse her alanına dokunuyor. Ulaşım, konaklama, yemek, iletişim, danışmanlık, kira ve çeşitli profesyonel hizmetler bunların başında geliyor.
Bu nedenle H-ÜFE'deki artış doğrudan veya dolaylı olarak vatandaşın yaşam maliyetini de yükseltiyor.
EN YÜKSEK ARTIŞ ULAŞTIRMA VE DEPOLAMADA
Temmuz verilerine sektörler açısından baktığımızda dikkat çeken alanların başında ulaştırma ve depolama geliyor.
Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yıllık fiyat artışı yüzde 37,26 oldu. Bu oran genel H-ÜFE artışının üzerinde.
Bunun vatandaş açısından anlamı oldukça açık.
Taşımacılık maliyetlerinin yükselmesi yalnızca otobüs, uçak veya diğer ulaşım hizmetlerinin fiyatını artırmıyor. Aynı zamanda malların üreticiden tüketiciye taşınma maliyetini de yükseltiyor.
Bir ürünün fiyatının içinde nakliye maliyeti varsa, taşımacılık fiyatındaki artış zamanla market raflarına da yansıyor.
Dolayısıyla ulaştırma sektöründeki fiyat hareketlerini yalnızca taşımacılık sektörü açısından değerlendirmemek gerekiyor.
MESLEKİ HİZMETLERDE DE YÜKSELİŞ VAR
Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yıllık fiyat artışı yüzde 36,18 olarak gerçekleşti.
Bu alan; danışmanlık, mühendislik, çeşitli teknik hizmetler ve profesyonel faaliyetleri kapsıyor.
İdari ve destek hizmetlerinde yıllık artış yüzde 30,62 olurken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 29,56 olarak gerçekleşti.
Konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yıllık artış yüzde 27,63 seviyesinde kaldı. Gayrimenkul hizmetlerinde ise yıllık artış yüzde 21,92 oldu.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, sektörler arasında ciddi farklılıkların bulunması.
Bazı sektörlerde fiyat artışları yüzde 20'lerin üzerinde kalırken bazı sektörlerde yüzde 35-37 seviyelerine çıkıyor.
TEMMUZDA EN HIZLI ARTIŞ İDARİ VE DESTEK HİZMETLERİNDE
Aylık verilere baktığımızda ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Temmuz ayında idari ve destek hizmetlerinde fiyatlar yüzde 5,41 arttı. Gayrimenkul hizmetlerinde aylık artış yüzde 5,26 oldu.
Konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 4,70, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 3,71 artış gerçekleşti.
Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde aylık artış yüzde 2,68 olurken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 2,41 oldu.
Bu rakamlar özellikle yaz aylarında hareketlenen turizm, ulaşım ve konaklama sektörlerinin fiyatlar üzerindeki etkisini de gündeme getiriyor.
HİZMET ENFLASYONU NEDEN ÖNEMLİ?
Ekonomide enflasyonla mücadele ederken hizmet fiyatlarını göz ardı etmek mümkün değil.
Çünkü hizmet fiyatları bir kez yükseldiğinde aşağıya doğru gelmeleri mal fiyatlarına göre daha yavaş olabiliyor. Bunun temel nedenlerinden biri ücretler, kira, enerji, ulaşım ve işletme giderleri gibi maliyetlerin hizmet sektöründe önemli bir ağırlığa sahip olması.
Bir restoranın maliyeti yalnızca kullandığı gıdadan oluşmuyor. Kira, çalışan ücretleri, enerji, ulaşım ve diğer işletme giderleri de fiyatın içine giriyor.
Aynı durum berberden danışmanlık hizmetine, taşımacılıktan konaklamaya kadar birçok alanda geçerli.
Bu nedenle hizmet enflasyonunun düşmesi için yalnızca talebin değil, işletmelerin maliyet yapısının da normalleşmesi gerekiyor.
VATANDAŞIN BEKLENTİSİ FİYATLARIN GERİLEMESİ
Sonuçta vatandaşın baktığı yer istatistik tablosundan çok kendi bütçesi.
H-ÜFE'nin yıllık yüzde 32,77 artması, hizmetlerin önemli bölümünde fiyatların geçen yıla göre ciddi biçimde yükseldiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminin en önemli hedeflerinden biri, mal ve hizmet fiyatlarındaki artış hızını kalıcı biçimde aşağı çekmek olmalı.
Çünkü enflasyonun düşmesi sadece rakamların gerilemesi anlamına gelmiyor. Vatandaşın geleceğe daha güvenli bakabilmesi, işletmelerin maliyetlerini daha rahat hesaplayabilmesi ve yatırım kararlarının sağlıklı alınabilmesi de buna bağlı.
Temmuz ayı H-ÜFE verileri bize şunu gösteriyor:
Enflasyonla mücadelede yol alınmış olabilir ancak hizmet sektöründeki fiyat baskısı hâlâ güçlü.
Kalıcı bir ekonomik rahatlama için hizmet fiyatlarındaki artışın da belirgin biçimde yavaşlaması gerekiyor. Bunun gerçekleşmesi ise hem vatandaşın cebini hem de ekonominin genel dengelerini doğrudan rahatlatacaktır.