Lay lay lommmm,lay lay lommmm,lay lay lommmm...“Balon patlayınca geriye kalan: Gerçekler ve sorumluluğumuz.”
Hadi hep beraber baştan alalım..lay lay lommmm...Ha bu arada sakın ola haaaa el ele tutuşmayın,günah.Hele kadın erkek yan yana hiçççç bir ağızdan seslenmeyin.Yanlış anlaşıldı demenize kalmadan Mazallah adres bile belli olmadan,oradan oraya savrulursunuz. Ama yinede "Bir ağaç gibi Tek ve Hür, Bir orman gibi kardeşçesine "yaşamanın onurunu düşünün... Yaşamdan ne anlıyorsak...

Giyinmek,soyunmakta yaşamın bir boyutu.Her devrin kendisine göre öne çıkan kıyafeti var.Ünlü Türk moda tasarımcısı Cemil İpekçi, moda anlayışını ve kıyafet seçimlerine bakışını şu sözlerle özetler. Tasarımlarımda ve genel estetik görünüşünde zarafeti, örtünmeyi ve kişiye yakışanı ön planda tuttuğunu, aşırı açık veya dekolteli giyim tarzını bir moda unsuru olarak görmediğini sıkça vurgular.

Ünlü modacı sorduklarında verdiği yanıt"Benim işim insanları tiplerine göre giydirmek, soyundurmak değil" yanıtını veriyor. Benim Sözüm de,devrin tariflediğine değil abartısına karşı... Sokakta,cafede anadan üryan gibi kılık kıyafetle, pür makyaj cici kızlarımıza,pis sakal dedikleri tarzda yüzünde kıl,kelle traşının yarısı sıfıra,yarısı uzun bırakılmış,tam tepesine birde at kuyruğu topuzlu yakışıklı, tamamını genellemeden lümpen tanımına uyan delikanlılarımız... Onlar dünyadaki hem cinslerine paralel davranıyor olabilir.Fark; bizimkilerin yüzlerindeki sahte mutlu gülüş,kafanın içinde, çağı yakalayamamış bin bir düşünce.Geleceği ipotekli,eğitimde dünya sıralamasında en arkalarda,Dünya Üniversiteleri içinde ilk 500'de sadece 277.Sırasında ve sonraki sıralamalar da 4 Üniversitesi olan Yüksek Öğrenime yerleşebilmek için hücum edercesine hayaller kuran, Mesem adı altında Meslek Okullarında patrona ucuz işçi temin edilen, can güvenliği sorunlu işyerlerinde okullu çıraklık.Ama hakkını yemeyelim, bir Eğitim Bakanlığı ve bazı personeli var ki okulda çağ dışılık adına eşi benzeri olmayan uygulamalar sergiliyor, kraldan fazla kralcı anlayışla...Onun adına da Eğitim diyerek.Okuttuğu,İş vermediği,özel okulların emek istismarına maruz bıraktığı Öğretmen, tepkisini gösterdiğinde yerlerde sürüklenip, okuttuğu güvenlik görevlisince tartaklanıyor. Memuru, Emeklisi, Emekçisi, Çiftçisi vel hasıl tuzu kuru diyeceğimiz hariç kaç kişi kaldıysa herkesin mutsuz, umutsuz, güvencesiz hakkını alamayan,hukukun aparat olduğu,Adaletin kaf dağının ardında (neredeyse?) olduğu bir Ülkenin,türlü çeşit Egemenlerin oyununa alet edildiği bir Ülkenin Vatandaşıyız.Birilerinin Ceylan Derili koltuklarda oturup ahkam kestiği, "Egemenlik Kayıtsız, Koşulsuz Milletindir" denilen mekanda Milleti birbirine düşürecek kararlar alma,tek adam rejimini sürdürme çaba ve oyununa seyirci olduğumuz bir süreçte şaşkın ördek sürüsü gibi bir toplumda yaşıyoruz. İnancımız gereği bize Aklı veren yerine, kendisine havale ettiğimiz,hesabın öbür tarafta sorulacağı bir anlayış, nereye kadar???
Yolun uzunluğundan değil,yürümekten vazgeçmekten korkmalı insan.

Yönü gösteren AKILDIR,
İlk adımı attıran İRADEDİR,
Yol SABIRLA yürünüp hedefe varılır..

Hadi kaldığımız yerden devam...Lay lay loooommmm...Lay lay lommmm.....BOM.(Uçan Balon Patladı,içindeki Helyum Gazı ortalığı fena kokuttu..Bunu da Karadenizde ki gazla karıştırmayın, O daha dillerde...)
Bütün bunlara karşı kendinizi Çaresiz mi hissediyorsunuz..ÇARE SİZSİNİZ...
Yük.İnş.Müh./Hukukçu/ Siyst.Blm.ve U.A.İlşk.Uzm.M.SAİT KÖSE