Ekspres TV'de yayınlanan Zuhal Tuna ile İşin Aslı programının bu haftaki konukları, müzik çalışmalarıyla özel günlere renk katan Akustik Tını grubu oldu. Programda Samet Özdemir, Sıla Nur Aklan ve Furkan Karaca, müzik yolculuklarını, bir araya geliş hikâyelerini ve müziğin hayatlarındaki yerini anlattı.

Programın sunucusu Zuhal Tuna'nın sorularını yanıtlayan grup üyeleri, müziğin yalnızca bir meslek olmadığını, aynı zamanda insanlarla duygusal bağ kurmanın ve farklı duyguları paylaşmanın güçlü bir yolu olduğunu ifade etti.

Bisiklet grubunda başlayan müzik yolculuğu

Akustik Tını grubunun kuruluş hikâyesini anlatan Samet Özdemir, Furkan ile bir bisiklet grubunda tanıştıklarını söyledi. Bir etkinliğe akordiyonunu götürdüğünü, Furkan'ın da gitarıyla katıldığını belirten Özdemir, birlikte müzik yaptıklarında aralarındaki uyumu fark ettiklerini dile getirdi.

Özdemir, müzik çalışmalarını daha ileriye taşımak istediklerini belirterek, "Yaptığımız müziğin ve uyumun birbirine çok güzel oturduğunu düşündük. Bu yüzden neden bu işi daha da büyütüp bir grup kurmuyoruz, profesyonelleşmiyoruz diye düşündük. Daha sonra ekibimiz yavaş yavaş büyümeye başladı" dedi.
Furkan ise Samet'in akordiyon performansından etkilendiğini belirterek, Gaziantep'te akordiyon icra eden müzisyenlerin azlığı nedeniyle bu yeteneği değerlendirmek istediklerini söyledi.

Sıla Nur Aklan'ın da gruba katılmasıyla Akustik Tını'nın oluşumunun tamamlandığını anlatan Furkan, birlikte müzik yapmanın kendilerine büyük keyif verdiğini ifade etti.

Konservatuvar eğitimiyle müziği profesyonelleştirdi

Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı'nda keman eğitimi alan Sıla Nur Aklan, müzikle uzun yıllardır ilgilendiğini söyledi. Önceden gitar çaldığını, daha sonra piyano ve kemanla müziğini geliştirdiğini anlatan Aklan, profesyonel müzisyen olma hedefiyle konservatuvar eğitimine başladığını belirtti.

Aklan, müziğin kendisi için bir hobiden çok daha fazlası olduğunu vurgulayarak, "Müzik benim için hayatımın bir parçası. İşimi profesyonelliğe dökmek adına konservatuvar sınavlarına girdim ve Gaziantep Üniversitesi'nde eğitim almaya başladım" dedi.

Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı mezunu olan Furkan ise 2022 yılından bu yana gitar ve piyano eğitmenliği yaptığını söyledi. Son bir yıldır ekibiyle birlikte açılış, sergi, karşılama ve çeşitli organizasyonlarda müzik icra ettiklerini belirten Furkan, grupta gitar icracısı olarak yer aldığını dile getirdi.

"Müzik benim tutkum"

Psikolog olan Samet Özdemir, müziğin hayatındaki yerini anlatırken mesleği ile müzik tutkusunu birlikte sürdürdüğünü söyledi. Müziğin kendisi için asıl tutku olduğunu belirten Özdemir, yaşamını idame ettirebilmek ve farklı alanlarda uzmanlaşmak amacıyla psikolojiye yöneldiğini ifade etti.

Furkan ise çocukluk döneminde matematikten uzaklaşırken müziğe yöneldiğini anlattı. Matematikle arasının iyi olmadığını dile getiren Furkan, "Matematikten kaçarken müziği buldum. Bir enstrüman çalmak, öğrenmek, hele birkaç farklı enstrüman öğrenmek çok zor. Matematikten o kadar nefret ediyordum ki müzisyen oldum" dedi.

Nostaljik eserlerle geçmişe yolculuk

Akustik Tını'nın repertuvarında 1980 ve 1990'lı yılların müzikleri, film müzikleri ve nostaljik eserler önemli yer tutuyor. Grup üyeleri, dinleyicilerin müzikleriyle geçmişte yaşadıkları anılara dönmelerini ve farklı duygular hissetmelerini istediklerini ifade etti. Programda grubun "Hatırla Sevgili" performansına da değinen Zuhal Tuna, eseri dinlediğinde dizinin kendisinde bıraktığı anılara döndüğünü belirterek, müziğin kendisine yaşattığı duyguları paylaştı.

Tuna, "Hatırla Sevgili'yi dinlediğimde dizinin ilk izlediğim ve beni kendine büyülediği ana gitmiştim. Sizi dinlerken o duyguyu yeniden yaşadım, beni o günlere götürdünüz" dedi.

Gaziantep bölge turizminin merkezinde yer alacak
Gaziantep bölge turizminin merkezinde yer alacak
İçeriği Görüntüle

Grup üyeleri ise dinleyicilerden aldıkları tepkilerin kendileri için büyük anlam taşıdığını söyledi. Dinleyicilerin alkışlarının yanı sıra bir bakışın, duygulanmanın veya müziği fark etmenin bile kendilerini etkilediğini belirten müzisyenler, sahnede kurulan duygusal bağın önemine dikkat çekti.

"İnsanların ruhunu akort ediyoruz"

Müziğin insan psikolojisi üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samet Özdemir, psikolojideki rezonans kavramından örnek verdi.
Özdemir, birbirine benzer titreşimlerin birbirini etkileyebildiğini belirterek, insanların da benzer duygular üzerinden birbirlerini bulabildiğini ve müziğin bu duyguları ortaya çıkarabildiğini ifade etti.

Müziğin insanları ortak bir ruh hali içerisinde buluşturabildiğini dile getiren Özdemir, "Biz enstrümanlarımızı nasıl akort ediyorsak, sanki insanların ruhlarını da akort ediyormuşuz gibi hissediyorum. Onları bir hizaya sokuyormuşuz gibi geliyor" dedi.

Sıla Nur Aklan ise kemanın duygusal yönüne dikkat çekerek, insanların müzik dinlerken yaşadığı duyguların kendisini de etkilediğini belirtti. Aklan, eğlenceli bir eser çalarken dinleyicilerin neşesini, duygusal bir eser çalarken ise yüzlerindeki hüznü görebilmenin müzisyenler açısından gurur verici olduğunu ifade etti.

Furkan da müziğin herhangi bir söz olmadan, yalnızca melodiler ve notalar aracılığıyla insanlara duygu aktarabildiğini belirterek, dinleyicilerde aynı duyguyu oluşturabilmenin kendileri için paha biçilemez olduğunu söyledi.

Aynı şarkıyı neden tekrar tekrar dinliyoruz?

Programda insanların neden aynı şarkıyı tekrar tekrar dinlemek istediği de konuşuldu. Samet Özdemir, bir şarkının her dinlenişinde farklı duyguları çağrıştırabileceğini belirterek, insanların aynı eseri farklı zamanlarda farklı hislerle dinleyebileceğini söyledi.

Furkan ise insanların yaşadıkları duyguyu yeniden hissetmek için aynı şarkıyı dinleyebileceklerini ifade etti. Grup üyeleri, müziğin kişisel deneyimlerle güçlü bir bağ kurduğunu ve insanların bazen bir eserin kendilerinde oluşturduğu duyguyu yeniden yaşamak istediğini dile getirdi.

En çok keyif aldıkları eseri paylaştılar

Akustik Tını üyeleri, birlikte çalmaktan en fazla keyif aldıkları eserlerden birinin Evgeni Grinko'nun vals eseri olduğunu belirtti. Grup üyeleri, bu eserde kendilerini daha özgür hissettiklerini ifade ederek, müziğin birlikte çalarken oluşturduğu uyumun kendileri için önemli olduğunu söyledi.

Özel günlere müzikle eşlik ediyorlar

Akustik Tını grubu, açılışlar, düğünler, evlilik teklifleri ve çeşitli özel organizasyonlarda müzik performansları gerçekleştiriyor. Grup üyeleri, özellikle akordiyonun farklı duyguları yansıtabilen yapısıyla özel günlerde tercih edildiğini belirtti.

Samet Özdemir, kendi evlilik teklifini sahnede gerçekleştirdiğini anlatarak, eşinin kendisinin o mekânda olduğunu bilmediğini ve performansının ardından evlilik teklif ettiğini söyledi.

Furkan ve Sıla Nur Aklan da düğün organizasyonlarında ve açılışlarda yer aldıklarını, özellikle neşeli eserlerle organizasyonların atmosferine katkı sunduklarını ifade etti.

"Özel günlerinizi daha da özel kılmak istiyoruz"

Programın sonunda grup üyeleri, özel günlerinde müzikle farklı bir atmosfer oluşturmak isteyen herkese seslendi. Akustik Tını olarak kutlamalarda, evlilik tekliflerinde ve özel organizasyonlarda yer almaktan mutluluk duyduklarını belirten grup üyeleri, müzikle insanların mutluluklarına eşlik etmek istediklerini söyledi.

Grup üyeleri, "Ruhunuza neşe ve huzur katmak, sizin için özel olan günleri daha da özel kılmak istiyorsanız Akustik Tını olarak her zaman yanınızdayız" ifadelerini kullandı.

Zuhal Tuna ise Akustik Tını grubuna teşekkür ederek, müziklerinin insanlara neşe ve huzur katmasını temenni etti. Program, Akustik Tını grubunun müzik performansıyla sona erdi.

Kaynak: Haber Meerkezi