Bir dönemin evlerinin baş köşelerinde yer alan gramofon, müzik dinlemenin en keyfili ve en önemli araçlarından biriydi. Ancak teknolojik gelişmelerle birlikle gramofonlar rafa kalktı ve yerlerini dijital müzik platformlarına bıraktı.

Mekanik yapısı ve kendine özgü sesiyle geçmişin müzik kültürünü yansıtan gramofonlar, günümüzde nostalji tutkunlarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Sayıları her geçen gün azalan gramofon ustaları ise unutulmaya yüz tutan bu mesleği yaşatmaya çalışıyor.

"Tarihin sesini tamir ediyorum"
Gramofon tamirciliğinin emek istediğini ve yıllarca süren bir uğraşın sonucu olduğunu söyleyen gramofon koleksiyoneri ve tamircisi Serkan Gülgör, "Ben burada sadece gramofon tamir etmiyorum, sadece dişli ya da herhangi bir parça değişimi değil. Kendi ruhumu da katıyorum içine. Yüz yıllık bir makineyi hayata da döndürmek benim için çok güzel. Tarihin sesini tamir ediyorum. Bir nevi ses arkeoloğuyuz. Şimdiki dijital müzik güzel değil, tek tıkla ulaşa biliyorsun ama bu gramofondan çıkan ses doğal, orijinaline sadık kalınarak çıkan bir ses" dedi.

"Çırak bulamıyorum, mesleği yapmak istemiyorlar"
Teknolojik cihazların yüz yıllık gramofonun sesini veremeyeceğini ifade eden Gülgör, "Burada kurma kolunu kuruyoruz, herhangi bir elektriğe gerek duymadan istediğimiz gibi, istediğimiz yere götürüp çalabiliyoruz. Bir yaşlı amcamız geldi, gramofon gençliğinden kalmaydı. O günleri hatırlamak için tamir ettirmeye gelmişti. Onu yaptım, çok mutlu oldu. Gözleri yaşardı o günlere geri döndüğü için. Onun mutluluğu benim de mutluluğum oldu. 'Bize sizden sonra bu işi kim yapacak?' diye sorduklarında cevap veremiyorum, içim acıyor. Çünkü çırak yetişmiyor, gençler kolay yoldan para kazanmak istiyorlar. Çırak bulamıyorum, mesleği yapmak istemiyorlar" şeklinde konuştu.




