Ekspres Gazetesi’nin 55 yıllık yayın yolculuğu, bu kez gazetenin kurucusu Halil Zor ile bayrağı devralan oğlu Bora Zor’un anlatımıyla gündeme geldi. Ekspres TV’de Zuhal Tuna’nın sunduğu İşin Aslı programına konuk olan baba oğul, gazetecilik mesleğine ilişkin deneyimlerini ve yıllar içinde yaşadıkları önemli olayları paylaştı.
Gaziantep’in sosyal, siyasi ve kültürel değişimine tanıklık eden Ekspres Gazetesi’nin geçmişinin konuşulduğu programda Halil Zor, mesleğe adım attığı yıllardan 12 Eylül döneminde yaşadıklarına, yerel basının toplumsal sorumluluğundan günümüzde gazeteciliğin karşı karşıya olduğu sorunlara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Gazetecilik sevgisi öğrencilik yıllarında başladı
Halil Zor, gazeteciliğe yönelmesinde öğrencilik yıllarında okuduğu gazetelerin ve takip ettiği yazarların etkili olduğunu belirtti. Gaziantep Öğretmen Okulu’nda eğitim gördüğünü ancak öğretmenlik yerine gazeteciliği tercih ettiğini anlatan Zor, mesleğe 1967 yılında Gaziantep’te yayımlanan yerel Sabah gazetesinde muhabir ve köşe yazarı olarak başladığını söyledi.
Askerlik görevinin ardından 1972 yılında Özgür Gaziantep gazetesini kurduklarını aktaran Zor, yayıncılık anlayışlarında tarafsızlığın önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Gazeteciliğin yalnızca bir siyasi görüşün yayın organı olmak şeklinde değerlendirilmesinin kendisini rahatsız ettiğini belirten Zor, farklı siyasi görüşlerin demokrasinin doğal bir parçası olduğunu, haberlerin ise tarafsızlık ilkesiyle hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Özgür Gaziantep’in üç yıllık yayın hayatının ardından Ekspres Gazetesi’ni satın aldıklarını anlatan Zor, bu değişimin ardından yayın yolculuklarını sürdürdüklerini kaydetti.

Türkiye’de kapatılan ilk yerel gazete
Gazetecilik hayatı boyunca çeşitli baskılarla karşılaştığını anlatan Halil Zor, özellikle 12 Eylül 1980 darbesinin ardından basın üzerindeki sansürün ağırlaştığını söyledi. O dönemde gazetelerin basılmadan önce denetimden geçirildiğini belirten Zor, yaşadıkları sürecin Ekspres Gazetesi açısından da oldukça zor geçtiğini ifade etti.
12 Eylül döneminde Ekspres Gazetesi’nin 13 gün süreyle kapatıldığını belirten Zor, gazetenin Türkiye’de yerel basın alanında kapatılan ilk gazete olduğunu dile getirdi. Bu sürecin, dönemin basın üzerindeki baskılarını ortaya koyan önemli örneklerden biri olduğunu vurguladı.
O dönemde gazetelerin baskı öncesinde denetlendiğini anlatan Zor, “Günlük gazete makineden prova olarak çıkar, yazı işleri merkezine götürülürdü. Orada gerekli onay alınmadan baskı yapılamazdı” sözleriyle sansür uygulamalarını anlattı.
Geçmişte ve günümüzde gazetecilerin baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Zor, gazeteciliğin suç olmadığını vurguladı. Gazetecilerin yalnızca yaptıkları haberler nedeniyle tutuklanmasını doğru bulmadığını ifade eden Zor, mesleğin demokrasi ve Cumhuriyet açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Gazetecilik uğruna yaşadığı zorluklardan dolayı pişmanlık duymadığını belirten Halil Zor, basın özgürlüğünün korunmasının demokratik bir toplum için vazgeçilmez olduğunu kaydetti.
“Özgürlüğü ararken” bir dönemin belgesi
Programda Halil Zor’un kaleme aldığı Özgürlüğü Ararken adlı kitap da gündeme geldi. Gazetecilik yıllarından izler taşıyan eserin yalnızca kişisel anılardan oluşmadığını belirten Zor, gazetecilerin yazdıklarının gelecekte tarih araştırmaları için de kaynak niteliği taşıyabileceğine işaret etti.
“Ne kahramanlığa soyunmak ne de popüler olma niyetim var” sözleriyle mesleğe yaklaşımını anlatan Zor, gazetecilerin yaşadıkları dönemi kayıt altına alma sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
Zor, kitabın ileride tarihçiler tarafından bir belge ve referans olarak kullanılabileceğini düşündüğünü belirterek basının tarihsel hafızadaki rolüne dikkat çekti.
Gazeteciliğin unutamadığı anısı öğrencilere yardım oldu
Gazetecilik yaşamından unutamadığı anılardan birini de paylaşan Halil Zor, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı döneminde ilkokul öğrencilerine yönelik bir yardım kampanyası düzenlediklerini anlattı.
Kampanya kapsamında Gaziantep’in ilçelerindeki 5 bin öğrenciye ulaştıklarını belirten Zor, okulların ve öğrencilerin dolap, sınıf, kitap, defter, kalem gibi ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunduklarını söyledi. Dönemin valisinin, öğretmenlerin ve kentteki iş çevrelerinin kampanyaya destek verdiğini aktaran Zor, yardımları arkadaşlarıyla birlikte köy köy dolaşarak öğrencilere ulaştırdıklarını ifade etti.
Zor’un anlattığı bu çalışma, gazeteciliğin yalnızca haber üretmekten ibaret olmadığını, toplumsal dayanışmaya da katkı sunabileceğini ortaya koydu.“Gazetecilik mürekkep kokusuyla başladı”
Teknolojinin gelişmesiyle gazetecilikte önemli değişimler yaşandığını belirten Halil Zor, geçmişteki çalışma koşullarının zorluklarına rağmen mesleğin kendine özgü bir heyecan taşıdığını söyledi.
Kurşun harflerle baskı yapılan, gazete kâğıdının ve mürekkebin kokusunun çalışma hayatının bir parçası olduğu dönemi özlemle anlatan Zor, günümüzde ise mesleğin ekonomik ve yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
İletişim fakültelerinin önemine dikkat çeken Zor, gazeteciliğin eğitim, mesleki birikim ve deneyimle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Meslek hayatı boyunca emekçilerin yanında durduğunu belirten Zor, çalışanların sigortalı olması ve haklarının korunması gerektiğini de ifade etti.
Bora Zor: Doğru ve tarafsız habercilik geleceğe taşınmalı
Programda söz alan Bora Zor da dijitalleşmeyle birlikte bilgiye ulaşmanın ve bilgi paylaşmanın kolaylaştığı günümüzde gazeteciliğin sorumluluğunun daha da arttığını belirtti.
Telefonunu eline alan herkesin haber aktardığı bir dönemde, bilgilerin doğruluğunu araştıran ve kamuoyuna objektif yayıncılıkla ulaşan gazetecilere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bora Zor, mesleğin yalnızca haber aktarmaktan ibaret görülmemesi gerektiğini söyledi.
Gazetecilerin yayımladıkları haberlerin gelecekte tarihsel bir kayıt olarak değerlendirilebileceğini belirten Bora Zor, meslek mensuplarının bu sorumlulukla hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ekspres Gazetesi’nin yayın anlayışının temelinde tarafsızlık ve ilkeli haberciliğin bulunduğunu ifade eden Bora Zor, gazetenin Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine bağlı yayın çizgisini sürdürdüğünü kaydetti.

Baba oğuldan genç gazetecilere mesaj
Programın son bölümünde Zuhal Tuna, Halil Zor ve Bora Zor’u aynı ekranda buluşturarak genç gazetecilere yönelik mesajlarını sordu.
Gazeteciliğe hazırlanan gençlerin mesleğin geçmişini, ilkelerini ve sorumluluklarını iyi anlaması gerektiğini belirten Halil Zor, yıllar içinde edindiği deneyimlerin yeni kuşaklara aktarılmasının önemini vurguladı.
Bora Zor ise gazeteciliğin biçim değiştirse de insanlık var olduğu sürece devam edeceğini ifade ederek genç gazetecilerin doğru bilgiye, tarafsızlığa ve mesleki sorumluluğa bağlı kalması gerektiğini dile getirdi.
Ekspres Gazetesi’nin 55 yıllık yayın geçmişinin konuşulduğu program, geçmişten geleceğe uzanan gazetecilik deneyimlerinin paylaşılmasıyla sona erdi. Baba oğulun anlatımları, Gaziantep’in yarım asırlık basın tarihine tanıklık eden bir gazetenin hafızasını ve mesleğin kuşaklar arasında aktarılan değerlerini bir kez daha gündeme taşıdı.





