İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, bölgemizde büyük hasara yol açan şiddetli yağış ve fırtınanın “doğal afet” olarak açıklanamayacağını belirterek, “Bilimden ve mühendislikten uzaklaşıldığında doğa olayları afete dönüşür” dedi.
Yaşananları üzülerek takip ediyoruz
İMO Gaziantep Şube Başkanı Bulut, kentte etkili olan şiddetli yağış ve fırtınanın ardından meydana gelen çatı uçmaları, ağaç devrilmeleri, su baskınları ve ulaşımda yaşanan aksamalara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yaşanan gelişmeleri büyük üzüntüyle takip ettiğini belirten Bulut, etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Plansız kentleşme ve yanlış uygulamalar
Doğa olaylarının tek başına afet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan Mehmet Bulut, asıl yıkımın insan eliyle yapılan yanlış uygulamalar, plansız kentleşme ve yapı üretim süreçlerinde mühendislik biliminin göz ardı edilmesiyle ortaya çıktığını söyledi. Kentte yaşanan görüntülerin yıllardır yapılan mesleki uyarıların ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Bulut, “Fırtına nedeniyle çatıların kağıt gibi uçması, cephe kaplamalarının dökülmesi, balkon parapetlerinin yıkılması ya da istinat duvarlarının göçmesi kader değildir. Bunlar, projelendirme ve uygulama aşamalarında doğru ve yetkin mühendislik hizmetlerinin alınmamasının doğrudan sonucudur” dedi.
Ucuza mal etme kaygısı pahalıya mal oluyor
Yapı sektöründe maliyet kaygısıyla nitelikli mühendislik hizmetlerinden kaçınılmasının hem can güvenliğini tehdit ettiğini hem de çok daha ağır ekonomik sonuçlar doğurduğunu kaydeden Bulut, şöyle devam etti: “Tüm bu hasarlar; yapısal projelendirme ve uygulama aşamalarında doğru ve yetkin mühendislik hizmetlerinin alınmamasının doğrudan bir sonucudur. Sektörde ve piyasada ne yazık ki sıkça karşılaştığımız ‘ucuza mal etme’ kaygısıyla hareket edilmesi, nitelikli mühendislik hizmetlerinden tasarruf edilmeye çalışılması ve bilimin rehberliğinden uzaklaşılması, bugün hem can güvenliğimizi doğrudan tehdit etmekte hem de çok daha ağır ekonomik bedellere yol açmaktadır. Bir yapının sadece kolon ve kirişlerinden ibaret olmadığı; çatı, cephe, parapet ve istinat duvarı gibi tüm bileşenlerinin aynı mühendislik ciddiyetiyle ele alınması gerektiği gerçeği tartışmaya kapalıdır.”
Bilim ve teknikten taviz verilmemeli
Afetlere karşı dirençli şehirler inşa etmenin tek yolunun bilimin ve tekniğin tavizsiz uygulanması olduğunu ifade eden Bulut, projelendirmeden yapı denetimine, malzeme seçiminden şantiye yönetimine kadar tüm süreçlerin liyakatli kadrolarca eksiksiz yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Başkan Bulut uyardı
Vatandaşlara uyarılarda da bulunan Başkan Bulut, "Vatandaşlarımızın, yapısal bütünlüğü şüpheli olan binaların çevrelerinden, hasar görme potansiyeli yüksek cephe altlarından, zayıf istinat duvarı yakınlarından ve ağaçlık alanlardan kesinlikle uzak durmaları; yalnızca yetkili mercilerin kriz anındaki yönlendirmelerine itibar etmeleri hayati önem taşımaktadır" şeklinde açıklamada bulundu.
“Afetlerden korunmanın yolu kaliteli mühendislik hizmetinden geçer”
Bulut açıklamasını, “Doğal olayların afete dönüşmediği, bilimin, mühendisliğin ve liyakatin hak ettiği değeri gördüğü güvenli şehirlerde yaşamak en temel hakkımızdır. Halkımızın can ve mal güvenliği için doğru mühendisliği savunmaya devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.




