Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de görülen İBB davasında yaptığı savunma, siyasi mesajları ve demokrasi vurgusuyla gündeme geldi. Savunmasında cumhuriyet, adalet ve basın özgürlüğü konularına değinen İmamoğlu, yaşanan süreci “Bu bir çöküş hikâyesidir” sözleriyle değerlendirdi. İmamoğlu, devletin sahibinin iktidar değil millet olduğunu belirterek yargı sürecine ve iktidarın yönetim anlayışına yönelik eleştirilerini dile getirdi.
İmamoğlu’ndan liderlik ve demokrasi mesajı
Silivri’deki duruşmada yaptığı savunmada farklı toplumsal kesimlere seslenen Ekrem İmamoğlu, siyasi mücadelesine ve karşılaştığı engellere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Savunmasında “Önce Allah sonra millet büyüktür” ifadesini kullanan İmamoğlu, toplumsal ayrımları aşma ve farklı kesimlerle bir araya gelme mesajı verdi. Siyasi geleceğine ilişkin değerlendirmelerin de gündeme geldiği savunmada, İmamoğlu’nun liderlik iddiası ve toplumsal uzlaşma vurgusu öne çıktı.
Halk TV’ye kayyum atanması savunmada gündeme geldi
Halk TV’ye kayyum atanması, İmamoğlu’nun savunmasında ele aldığı konular arasında yer aldı. Basın özgürlüğüne dikkat çeken İmamoğlu, tutuklu veya ev hapsinde bulunan gazetecilerin isimlerini tek tek saydı.
Özgür basının önemini vurgulayan İmamoğlu, “Özgür basını savunmak, halkı savunmaktır” dedi. İmamoğlu’nun bu sözleri, savunmasının basın özgürlüğüne ayrılan bölümünde öne çıktı.
“Bu bir çöküş hikâyesidir”
Ekrem İmamoğlu’nun savunmasında en dikkat çeken ifadelerden biri, “Bu bir çöküş hikâyesidir” sözleri oldu. İmamoğlu, bu değerlendirmesini cumhuriyet, adalet ve demokrasi kavramları üzerinden açıkladı.
“Devletin sahibi iktidar değil, millettir” diyen İmamoğlu, iktidarın yönetim anlayışını eleştirdi. Siyasi süreçleri değerlendirirken “adaysızlaştırma, lidersizleştirme ve partisizleştirme” ifadelerini kullanan İmamoğlu, bunları totaliterliğe giden sürecin adımları olarak nitelendirdi.
İmamoğlu, yaşananları yalnızca kendi davasıyla sınırlı görmediğini belirterek yargı sürecini daha geniş bir siyasi çerçevede değerlendirdi.
Selahattin Demirtaş ve barış sürecine değindi
Savunmasında 2024 yerel seçimleri, kent uzlaşısı ve Türkiye İttifakı konularına da yer veren İmamoğlu, Kürt meselesi ve barış süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı da anan İmamoğlu, “İki cumhurbaşkanı adayı cezaevinde, biri Silivri’de, biri Edirne’de” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, bu sözleriyle siyasi süreçlere ve cezaevinde bulunan isimlere ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
“Hayatta en çok korktuğum şey mahcup olmaktır”
Savunmasında kişisel mesajlara da yer veren Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu’na seslenerek Aile Dayanışma Ağı’nın çalışmalarına değindi. Diğer sanıkların ve ailelerinin yaşadıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, “Her birinin yaşamı ayrı bir kitaptır” dedi.
Yargılanan kişilere ve ailelerine destek olacağını belirten İmamoğlu, savunmasında “Hayatta en çok korktuğum şey mahcup olmaktır” ifadesini de kullandı.
İmamoğlu’nun ilk gün savunmasında basın özgürlüğü, adalet, demokrasi, siyasi uzlaşma ve yargı sürecine yönelik eleştiriler öne çıktı. Savunmanın ilerleyen bölümlerinde dava dosyasındaki suçlamalara ilişkin değerlendirmelerin nasıl şekilleneceği ise duruşmaların devamında netleşecek.




