Medeniyetlerin buluşma noktası Gaziantep, zengin mutfağının yanı sıra tarihi camileriyle de dikkat çekiyor. Yüzyıllardır ayakta kalan ibadethaneler, mimari özellikleri, kitabeleri ve geçmişten günümüze taşıdığı izlerle hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
İşte Gaziantep'in tarihine tanıklık eden en önemli camiler...
Kurtuluş Camii
Gaziantep'in simge yapılarından biri olan Kurtuluş Camii, 1892-1893 yıllarında Ermeni Kilisesi olarak inşa edildi. Mimar Sarkis Balyan'ın eseri olan yapı, Cumhuriyet'in ilk yıllarında bir süre ibadete kapatıldı ve yaklaşık 50 yıl cezaevi olarak kullanıldı. Daha sonra restore edilerek cami olarak hizmet vermeye başladı.
Alabey (Gami Bey) Camii
Kesin yapım tarihi bilinmeyen caminin, 1596 tarihli mahkeme kayıtlarına göre 16. yüzyılın ikinci yarısında inşa edildiği belirtiliyor. Yapının Alabeyli bir komutan tarafından yaptırıldığı ifade ediliyor.
Alaüddevle (Ali Dola) Camii
Halk arasında Ali Dola Camii olarak bilinen eser, Dulkadiroğlu Beyliği'nin son hükümdarı Alaüddevle Bey tarafından 1515 yılından önce yaptırıldı. Yapıda Hristiyan sanatına ait mimari izler de bulunurken, tarihi minaresi günümüze kadar ulaştı.
Ağa Camii
16. yüzyılın ortalarında Ferruh Ağa tarafından yaptırılan Ağa Camii, sade mimarisiyle öne çıkıyor. Yapıda bulunan 1799-1800 tarihli onarım kitabesi, caminin geçirdiği restorasyonlara da ışık tutuyor.
Kamalakzade Hacı Nasır Camii
1698 yılında Elmacı Pazarı'nda inşa edilen cami, burmalı minaresi ve taş süslemeleriyle dikkat çekiyor. Yapı, 1999 yılında çıkan yangında zarar görse de restorasyon çalışmalarıyla yeniden ibadete açıldı.
Karatarla Camii
İlk olarak mescit olarak inşa edilen Karatarla Camii, 1621 yılında genişletilerek camiye dönüştürüldü. Halk arasında Zincirli Camii olarak da bilinen yapı, bugünkü görünümünü 1775 yılında aldı. Fransız işgali sırasında zarar gören cami daha sonra onarıldı.
Ulu Camii
Gaziantep'in en büyük ve en önemli ibadethanelerinden biri olan Ulu Camii, Osmanlı mimarisinin önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Yaklaşık 1.320 metrekarelik alana sahip olan cami, günümüzde de ibadete açık olup kentin en çok ziyaret edilen tarihi eserlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Kamalakzade Hacı Nasır Camii
1698 yılında Elmacı Pazarı'nda inşa edilen cami, burmalı minaresi ve taş süslemeleriyle dikkat çekiyor. Yapı, 1999 yılında çıkan yangında zarar görse de restorasyon çalışmalarıyla yeniden ibadete açıldı.
Ahmet Çelebi Camii
1083 Hicri yılında Hacı Osmanoğlu Şeyh Ramazan Efendi tarafından yaptırılan cami, adını sonradan medrese ekleyen Ahmet Çelebi'den alıyor. Ahşap işçiliğiyle dikkat çeken yapı; cami, medrese ve kasteliyle önemli bir külliye özelliği taşıyor.
Gaziantep'in kültürel mirasının önemli parçaları olan camiler yüzyıllardır ayakta kalan tarihi camiler, yalnızca ibadet mekânı olmanın ötesinde Gaziantep'in kültürel ve tarihi kimliğini yansıtan önemli eserler arasında yer alıyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen bu yapılar, kentin inanç turizmine de önemli katkı sağlıyor.