Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl 600 milyon kişi gıda kaynaklı hastalık geçiriyor ve bunların önemli bir kısmını gıda hijyeni bozukluklarına bağlı besin zehirlenmeleri oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde bile her 10 kişiden birinin besin zehirlenmesi yaşayabiliyor.

“Çoğu zaman hafif seyretse de besin zehirlenmeleri organ yetmezliği ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle hastalığı ciddiye almamız gerekiyor.” dedi.

Besin zehirlenmesi nedir?

Besin zehirlenmesi; bakteri, virüs, parazit veya bunların ürettiği toksinlerle kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucu gelişen akut bir hastalıktır.

Riskli gruplar

Uzm. Dr. Abdullah Önür, bazı grupların enfeksiyonlar karşısında daha yüksek risk taşıdığına dikkat çekiyor. Buna göre bebekler ve küçük çocuklar, bağışıklık sistemlerinin zayıf olması ve sıvı kaybına daha duyarlı olmaları nedeniyle risk altında bulunuyor. 65 yaş üstü bireylerde ise kronik hastalıkların varlığı, hastalığın daha ağır seyretmesine yol açabiliyor. Gebeler, özellikle Listeria gibi bakterilerin anne ve bebek için ciddi risk oluşturması nedeniyle dikkat edilmesi gereken gruplar arasında yer alıyor. Kronik hastalar; diyabet, böbrek veya karaciğer yetmezliği ile kalp yetmezliği olan bireyler de risk grubunda değerlendiriliyor. Ayrıca bağışıklığı baskılanmış kişilerin, kortizon kullananlar, kanser tedavisi görenler ve organ nakli hastaları başta olmak üzere daha hassas olduğu belirtiliyor.

Belirtiler

Hastalığın belirtileri arasında ani bulantı, sık kusma ve sulu ishal öne çıkıyor. Hastalarda ayrıca kramp tarzı karın ağrısı, ateşle birlikte üşüme ve titreme ile halsizlik görülebiliyor. Uzmanlar, bu şikâyetlerin özellikle risk grubundaki kişilerde ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor.

Evde yapılabilecek ilk müdahaleler

Uzm. Dr. Abdullah Önür, hastalık sürecinde bol su tüketimi ve oral rehidratasyon solüsyonu (ORS) kullanımının büyük önem taşıdığını belirtti. Beslenmede ise muz, pirinç lapası, haşlanmış patates ve kızarmış ekmek gibi mideyi yormayan gıdaların tercih edilmesi öneriliyor. Ateşin görülmesi durumunda parasetamol kullanılabileceği, ayrıca dinlenmeye yeterli zaman ayrılmasının iyileşme sürecine olumlu katkı sağladığı ifade edildi.

Ne zaman hastaneye başvurulmalı?

Yemek sonrası yürüyüş sağlığınızı nasıl etkiler
Yemek sonrası yürüyüş sağlığınızı nasıl etkiler
İçeriği Görüntüle

6 aydan küçük bebeklerde ishal/kusma başlangıcı, yaşlı veya kronik hastalarda durumun kötüleşmesi, 24–48 saatten uzun süren kusma ve ishal, kanlı ishal veya dışkıda siyah renk, 38.5°C üzeri ateş, şiddetli karın ağrısı, ağız kuruluğu, idrar azalması, çarpıntı gibi sıvı kaybı bulguları, kusmanın durmaması ve sıvı alınamaması.

Besin zehirlenmesinden nasıl korunabiliriz?

Elleri sık sık yıkamak, tavuk, kırmızı et gibi gıdaları tam olarak pişirmek, çiğ ve pişmiş gıdalar için ayrı kesme tahtaları kullanmak, buzdolabı sıcaklığını uygun seviyede tutmak, bozulduğundan şüphe edilen besinleri tüketmemek, temiz içme suyu kullanmak; şüpheli durumlarda ambalajlı su tercih etmek.

Besin zehirlenmesinin çoğu zaman hafif seyrettiğini ancak bazı durumlarda ciddi sonuçlara yol açabileceğini hatırlatan Uzm. Dr. Abdullah Önür, doğru hijyen, doğru saklama ve doğru pişirme yöntemleriyle hastalığın büyük ölçüde önlenebileceğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezş