Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Mehmet Pamuk, yaptığı yazılı açıklamada, terör örgütü elebaşına yönelik statü tartışmalarının ve anayasal zemine taşınmak istenen girişimlerin devlet ciddiyeti açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Pamuk, terörle mücadele etmiş bir milletin hafızasında bu tür tartışmaların yalnızca siyasi bir tercih olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “Terörle mücadele etmiş bir milletin hafızasında, terör örgütü elebaşına statü kazandırmaya dönük her tartışma, yalnızca siyasi bir tercih değil; aynı zamanda toplumsal vicdana yöneltilmiş ağır bir sorumluluktur. Devletin cezaevinde hükümlü bulunan bir terör örgütü liderine ‘baş müzakereci’ ya da benzeri sıfatlar yakıştırılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“İmralı Bir Hapishanedir”
Açıklamasında, hükümlü bir ismin siyasal özne haline getirilmesinin devleti zayıflatacağını savunan Pamuk, sürecin anayasa değişikliğine uzanabilecek bir siyasal mühendisliğe dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi.
Pamuk, “İmralı bir hapishanedir. Hukuki statüsü bellidir. Ceza infaz sistemi içinde değerlendirilen bir hükümlünün, siyasal özne haline getirilmesi devleti zayıflatır. Şartlar iyileştirildikçe taleplerin büyüdüğü, her geri adımın yeni bir talep doğurduğu geçmişte defalarca görülmüştür. Bu sürecin sonu anayasa değişikliğine kadar uzanacak bir siyasal mühendisliğe dönüşmemelidir” dedi.
“Sorun Etnik Değil, Hukuk ve Yönetim Meselesidir”
Pamuk, etnik temelli ayrışma söylemlerinin Türkiye’nin sosyolojik gerçekliğini yansıtmadığını belirterek, “Türk milleti ile Kürt vatandaşlarımız arasında yapısal bir problem yoktur. Sorun, terör örgütünün siyasi meşruiyet arayışıdır. ‘Kürt sorunu’ adı altında yürütülen tartışmaların çoğu, gerçekte terör yapılanmasının statü kazanma çabasından ibarettir. Bu ülkenin meselesi etnik ayrım değil; hukuk, ekonomi ve yönetim kalitesidir” değerlendirmesinde bulundu.
Gaziantep Milletvekillerine Çağrı
Sürece destek veren siyasi aktörlere de çağrıda bulunan Pamuk, milletvekillerinin parti disiplini yerine vicdanlarıyla hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.
Pamuk, “Komisyon adı altında yürütülen her adımın tarihi bir vebali vardır. Milletvekilleri parti disipliniyle değil, vicdanlarıyla hareket etmelidir. Özellikle Gaziantep milletvekillerine çağrıda bulunuyorum: Bu ülke hepimizin. Yarın vatandaşın yüzüne bakabilmek için bugün doğru yerde durmak zorundayız” dedi.
“Anayasa Terörün Gölgesinde Şekillendirilemez”
Geçmişte yaşanan süreçlere atıfta bulunan Pamuk, benzer adımların Türkiye’ye ağır bedeller ödetebileceğini savundu.
Pamuk açıklamasını, “Devlet, kuşatma altındaymış gibi yönlendirilmemelidir. Liderlerin etrafında oluşturulan dar siyasal çerçeveler, ülkeyi geri dönülmez bir anayasal tartışmaya sürüklememelidir. ‘Çözüm süreci’ benzeri kavramlarla başlatılan süreçlerin hangi noktaya evrildiği geçmişte tecrübe edilmiştir. Aynı hataların tekrar edilmesi Türkiye’ye ağır bedeller ödetir” sözleriyle sürdürdü.
Pamuk son olarak, “Terörle mücadele eden bir devlet, terörle müzakere ederek güçlenmez. Hukuk devletinin sınırları nettir. Anayasa, terörün gölgesinde şekillendirilemez. Türkiye’nin ihtiyacı statü pazarlıkları değil; milli birlik, güçlü ekonomi ve kurumsal istikrardır. Herkes sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.




