Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde düzenlenen "İş Dünyası ve Finans Sektörü Gaziantep Buluşması", kamu bankalarının genel müdürleri ile iş dünyasının temsilcilerini aynı masada buluşturdu. Toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, finansmana erişim, kredi maliyetleri, POS komisyonları ve ihracatın finansmanı başta olmak üzere reel sektörün beklentilerini dile getirdi.
Gaziantep'te iş dünyası ile bankacılık sektörü buluştu
Toplantıya Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ile Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney katıldı. Yıldırım, işletmelerin yaşadığı finansman sorunlarının çözümü için bankalarla daha güçlü iş birliği yapılması gerektiğini belirterek, Gaziantep'te uygulanacak örnek bir finansman modeli önerisinde bulundu.

"Gaziantep'e bakarak Türkiye ekonomisinin fotoğrafını çekebilirsiniz"
Konuşmasında finansmanın üretim ve yatırımlar açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Yıldırım, kamu bankalarının pandemi ve deprem dönemlerinde üstlendiği sorumluluğu unutmadıklarını ifade etti.
"Ekonominin en güçlü itici güçlerinden biri finansmandır. Çünkü finansman varsa yatırım olur. Üretim olur. Ticaret olur. İhracat olur. Bankalar sermayeyi büyütür. İş dünyası katma değeri büyütür. Türkiye ise bu iki gücün ürettiği değerle büyür. Biri olmadan diğeri olmaz. İşte bugün de bu birlikteliği konuşmak için bir aradayız. Ve bunu konuşmak için de doğru şehirdesiniz. Çünkü Gaziantep'e bakarak Türkiye ekonomisinin fotoğrafını çekebilirsiniz."

Gaziantep'in üretim, ticaret ve ihracattaki gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yıldırım, kentin ülke ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çekti.
"Gerçek iş ortaklığı zor günlerde belli olur"
Kamu bankalarının zor dönemlerde iş dünyasına verdiği desteğin önemine değinen Yıldırım, yerelde görev yapan banka yöneticileri ve çalışanlarına teşekkür etti.
"Bu toplantının en büyük değeri, sorunları sahadan konuşuyor olmamızdır. Pandemide... Depremde... Ekonomimizin en zor günlerinde... Kamu bankalarımız iş dünyamızın yanında durdu. İşletmelerimizin ayakta kalması için İstihdamın korunması için Ticaretin devam etmesi için önemli sorumluluk üstlendiniz. Bu dayanışmayı unutmadık. Yalnız bir noktanın da altını çizmek isterim. Bugün sayın genel müdürlerimiz burada bizlerle birlikte. Ama yereldeki ekipleriniz yıl boyunca üyelerimizle omuz omuza çalışıyor. Gaziantep'teki bölge müdürlerimize Şube müdürlerimize ve tüm banka çalışanlarımıza özellikle teşekkür ediyorum. Çünkü bazen bir işletmenin önünü açan şey yalnızca kredi değildir. Zamanında kurulan güven ilişkisidir. Hazır Türkiye Bankalar Birliği Başkanımız da aramızdayken bir ricamı paylaşmak istiyorum. Kamu bankalarımızla kurduğumuz bu güçlü diyaloğu özel bankalarımızla da kurmak istiyoruz. Kapısını çaldığımızda bizi dinleyen İşimizi anlayan Çözüm üreten bir yaklaşımı hep birlikte güçlendirelim. Çünkü iyi günde kurulan bankacılık ilişkileri değerlidir. Ama gerçek iş ortaklığı zor günlerde belli olur."

Gaziantep'in ekonomik gücüne dikkat çekti
Gaziantep'in yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracata ulaştığını belirten Yıldırım, kentin Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 4'ünü gerçekleştirdiğini, 55 ilin toplamından daha fazla ihracat yaptığını ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 150 seviyesinde bulunduğunu söyledi.
"Sayın Genel Müdürlerim, Konuşmamın başında "Doğru şehirdesiniz." dedim. Çünkü Gaziantep'e bakarak Türkiye ekonomisinin fotoğrafını çekebilirsiniz. Gaziantep'e bakarsanız Türkiye'nin üretimini görürsünüz. Ticaretini görürsünüz. İhracatını görürsünüz. Gaziantep bugün yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye ihracatının yüzde 4'ünü gerçekleştiriyor. Tek başına 55 ilin toplamından daha fazla ihracat yapıyor. Dünyadaki 92 bağımsız ülkeden daha büyük bir ihracat hacmine sahip. Dış ticaret fazlası veren ender şehirlerden biri. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 150. Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgesine sahip. Size bir çok veri daha sıralayabilirim. Ama Gaziantep'i sadece rakamlarla anlatamayız. Gaziantep ticareti bilir. Üretmeyi sever. İhracatla büyür. Bu şehirde insanlar fırsat beklemez. Fırsat oluşturur. Riskten kaçmaz. Risk alır. Bu şehirde kullanılan kredi beklemez. Üretime dönüşür. Ticarete dönüşür. İhracata dönüşür. İstihdama dönüşür. Katma değere dönüşür. İşte bu yüzden Gaziantep'e sağlanan finansman yalnızca bir işletmeye verilen kredi değildir. Türkiye'nin rekabet gücüne yapılan yatırımdır."
Finansman maliyetleri ve POS komisyonları gündemdeydi
İş dünyasının en önemli sorunlarından birinin finansmana erişim olduğunu belirten Yıldırım, kredi maliyetlerinin sürdürülebilir seviyelere çekilmesi gerektiğini ifade etti.
"Uzun zamandır iş dünyasının en önemli gündemi biliyorsunuz ki finansmana erişim. Ama sorun krediye ulaşmak değil. Krediye katlanılabilir maliyetle ulaşabilmek. Komisyonlar... Masraflar... İlave yükler... Finansman maliyetini açıklanan faiz oranlarının çok üzerine çıkarıyor. Enflasyon düşüş eğiliminde. Biz de bunun kredi faizlerine daha güçlü yansımasını bekliyoruz. Çünkü bugün politika faizi ile ticari kredi faizleri arasında yaklaşık 20 puanlık bir fark var. Biz artık enflasyonun iki katına yaklaşan maliyetlerle finansmana ulaşmak istemiyoruz. Çünkü... Hiçbir işletme enflasyonun iki katı finansman maliyetiyle rekabet edemez."

Yıldırım ayrıca ticari kredi büyüme sınırlarının yeniden değerlendirilmesini ve KOBİ kredilerinde daha esnek uygulamalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, yüksek POS komisyonlarının da hem işletmeleri hem de enflasyonla mücadeleyi olumsuz etkilediğini söyledi.
"Bir diğer beklentimiz de ticari kredi büyüme sınırlarının yeniden değerlendirilmesidir. Makro ekonomik dengelerin önemini biliyoruz. Ama aynı gömlek herkese uymaz. Üreten... Ticaret yapan... İhracat yapan... İstihdam sağlayan işletmeler için daha farklı bir bakışa ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Özellikle ticari kredi büyüme sınırlarının gözden geçirilmesini... KOBİ kredilerinde daha esnek bir yaklaşım benimsenmesini bekliyoruz. Çünkü ekonominin dolaşım sistemi ticarettir. Ticaretin dolaşım sistemi ise nakittir. Dolaşım yavaşlarsa... Ekonomi de yavaşlar. Bir başka önemli başlık da POS komisyonları. Bugün kartlı ödeme ticaretin vazgeçilmez bir parçası. Ama yüksek POS komisyonları yalnızca işletmelerimizin maliyetini artırmıyor. Fiyatlara da yansıyor. Dolayısıyla bu konu yalnızca tüccarın değil... Enflasyonla mücadelenin de konusudur."
Eximbank'a KOBİ ve ihracat çağrısı
İhracatçıların finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini dile getiren Yıldırım, Türk Eximbank'ın özellikle KOBİ'lere yönelik desteklerini artırmasını istedi.
"Az önce Gaziantep'in ihracat gücünden bahsettim. Pazartesi günü açıklanan verilere göre şehrimiz temmuz ayında ihracatını yüzde 17 artırdı. Bu elbette sevindirici. Ama ihracatı yalnızca rakamlarla değerlendiremeyiz. Çünkü, İhracatın miktarı kadar... Katma değeri... Karlılığı... Ve sürdürülebilirliği de önemlidir. Çünkü sürdürülebilir olmayan ihracat, güçlü görünür ama güçlü kalamaz. Bugün yüksek finansman maliyetleri... Krediye erişimde yaşanan zorluklar... Ve artan işletme sermayesi ihtiyacı... İhracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. İşte tam da bu noktada Türk Eximbank'ın rolü çok daha stratejik hale geliyor. Gaziantep gibi ihracat şehirlerinde Türk Eximbank'ın yeri her zaman farklı olmuştur. Biz Eximbank'ı yalnızca kredi veren bir kurum olarak görmüyoruz. İhracatçımızın dünyaya açılan finans kapısı olarak görüyoruz. Gaziantep ihracatının gücü yalnızca büyük firmalarından gelmiyor. Binlerce KOBİ'nin cesaretinden, emeğinden ve ihracat azminden geliyor. Bu nedenle reeskont kredi imkânlarının artırılmasını... KOBİ ihracatçılarımızın Eximbank kaynaklarına daha kolay erişebilmesini... Teminat süreçlerinde daha esnek uygulamaların geliştirilmesini... Ve özellikle işlem süreçlerinin hızlandırılmasını önemsiyoruz. Çünkü... İhracat bazen fiyatla değil, hızla kazanılıyor. Bir diğer beklentimiz de, özellikle güvenilir ve düzenli ihracat geçmişi bulunan firmalarımız için teminat yükünü azaltacak veya teminatsız finansman modellerinin geliştirilmesidir. Bu yaklaşım, özellikle KOBİ'lerimizin yeni pazarlara daha cesur adım atmasını sağlayacaktır. Çünkü biz Eximbank'tan sadece finansman sağlamasını değil... İhracatçımızın dünyadaki rakipleriyle aynı şartlarda rekabet edebilmesini sağlayacak çözümler üretmesini bekliyoruz."
"Gaziantep büyürse, Türkiye büyür"
Konuşmasının sonunda iş birliği çağrısını yineleyen Yıldırım, Gaziantep'e sağlanacak her desteğin Türkiye'nin üretim ve ihracatına katkı sunacağını belirtti.
"Sizleri Gaziantep'in potansiyeline ortak olmaya davet ediyorum. Çünkü Gaziantep'e duyulan güven... Türkiye'nin üretimine duyulan güvendir. Gaziantep'e sağlanan finansman... Türkiye'nin ihracatına yapılan yatırımdır. Gaziantep'e verilen destek... Türkiye'nin büyümesine yapılan destektir. İnanıyorum ki bugün bu salondan yalnızca taleplerle değil... Daha güçlü bir iş birliği iradesiyle ayrılacağız. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Ve biliyoruz ki... Gaziantep büyürse, Türkiye büyür."




