Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, el, ayak, koltuk altı veya tüm vücutta görülen aşırı terlemenin hiperhidrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle sonradan başlayan ve giderek artan terlemelerde hekim değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, el, ayak, koltuk altı veya tüm vücutta görülen aşırı terlemenin hiperhidrozis açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Aşırı terleme sadece kozmetik bir sorun olarak görülmemeli"

Terlemenin vücudun ısı dengesini sağlamak için doğal bir mekanizma olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Ancak kişinin ihtiyacından çok daha fazla terlemesi; yalnızca ellerde, yalnızca ayaklarda, koltuk altında veya vücudun genelinde ortaya çıkabilir. Bu durum günlük yaşamı ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir" dedi.

"Aşırı terlemenin nedeni araştırılmalı"

Yaz sıcaklarında kalp sağlığına dikkat!
Yaz sıcaklarında kalp sağlığına dikkat!
İçeriği Görüntüle

Aşırı terleme şikâyeti bulunan kişilerde öncelikle altta yatabilecek hastalıkların değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koca, tiroid hastalıkları, kan şekeri düzensizlikleri, hormonal değişiklikler, bazı enfeksiyonlar, nörolojik ve metabolik hastalıklar ile kullanılan bazı ilaçların aşırı terlemeye yol açabileceğini söyledi.
Koca, "Özellikle erişkin dönemde yeni başlayan veya giderek artan terlemelerde hastanın klinik durumuna göre gerekli kan tetkikleri ve diğer incelemeler yapılmalıdır. Gece terlemesi, açıklanamayan kilo kaybı, ateş, çarpıntı veya belirgin halsizlik gibi şikâyetler varsa altta yatan nedenin araştırılması daha da önem kazanır" dedi.

"Tetkikler normal çıkarsa idiyopatik hiperhidrozis düşünülebilir"

Yapılan değerlendirmelerde terlemeyi açıklayabilecek herhangi bir hastalık veya belirgin tıbbi neden bulunmadığı durumlarda ise idiyopatik, yani nedeni tam olarak ortaya konulamayan hiperhidrozis tanısının gündeme gelebileceğini belirten Prof. Dr. Koca, özellikle el ve ayaklarda görülen primer hiperhidroziste bunun sık karşılaşılan bir durum olduğunu ifade etti.

Koca, "Bu hastalarda yapılan değerlendirmelerde altta yatan başka bir hastalık saptanmayabilir. Özellikle genç yaşlardan itibaren başlayan el ve ayak terlemelerinde ailesel yatkınlık ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği düşünülmektedir. Dolayısıyla kişinin aşırı terlemesi her zaman başka bir hastalığın bulunduğu anlamına gelmez" diye konuştu.

Tedavi kişiye özel planlanıyor

Hiperhidrozisin tedavi edilebilir bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, tedavinin terlemenin nedenine, yaygınlığına ve bulunduğu bölgeye göre planlanması gerektiğini söyledi.

Koca, "Tedavide terlemeyi azaltmaya yönelik topikal uygulamalar ve ilaç tedavilerinin yanı sıra, uygun hastalarda botulinum toksin (Botoks) ve iyontoforez (galvanik akım uygulaması) gibi yöntemlerden yararlanılabilir. Özellikle el ve ayak bölgesindeki hiperhidroziste iyontoforez önemli tedavi seçeneklerinden biridir" dedi.

Bazı hastalarda tamamlayıcı tedavi yaklaşımlarının da değerlendirilebileceğini ifade eden Koca, nöral terapi ve akupunkturun uygun hastalarda, kişiye özel tedavi planının bir parçası olarak kullanılabileceğini belirtti.

Aşırı terlemenin kişinin sosyal ve mesleki hayatını önemli ölçüde etkileyebildiğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "El, ayak, koltuk altı veya tüm vücutta görülen aşırı terleme yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirilmemelidir. Öncelikle terlemenin altında yatan neden araştırılmalı, gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra hastaya uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. Ancak yapılan incelemelerde herhangi bir hastalık saptanmayan ve idiyopatik primer hiperhidrozis olarak değerlendirilen hastalarda da etkili tedavi seçenekleri bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. İrfan Koca, sürekli veya günlük yaşamı etkileyen aşırı terleme şikayeti bulunan kişilerin, özellikle terleme sonradan başlamışsa, giderek artıyorsa veya başka belirtilerle birlikte görülüyorsa, hekim değerlendirmesinden geçmesinin önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA