Hava sıcaklıklarının yükselmesi günlük yaşamda fiziksel etkilerin yanı sıra psikolojik açıdan da çeşitli sorunlara yol açabiliyor. Diyarbakır Memorial Hastanesi’nde görev yapan Uzman Klinik Psikolog Tülinay Seçkin, sıcak havaların stres ve öfke düzeyini artırabileceğini belirterek özellikle trafikte yaşanan tartışmalara karşı uyarılarda bulundu.
Yüksek sıcaklıkların vücudun ısı dengesini korumasını zorlaştırdığını ifade eden Seçkin, bu süreçte stres hormonlarında meydana gelen değişimlerin kişilerin daha gergin ve tepkisel olmasına neden olabileceğini söyledi. Sıcak havalarda insanların kendilerini daha bunalmış hissedebildiğini aktaran Seçkin, bunun trafikteki davranışlara da yansıyabildiğini dile getirdi.
Seçkin, trafikte karşılaşılan öfkeli davranışların hemen kişisel olarak algılanmaması gerektiğini belirterek, “O kişinin bir acelesi, yorgunluğu ya da sıcaklık nedeniyle yaşadığı bir bunalmışlık olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Trafikte nefes egzersizi önerisi
Öfke ve dürtüsel tepkilerin kontrolünde nefes egzersizlerinin önemli olduğunu kaydeden Seçkin, sürücülerin kırmızı ışıkta beklerken veya güvenli ve uygun bir noktada durduklarında yavaş ve derin nefes alıp vermelerini önerdi.
Davranışların doğrudan kendilerine yönelik olmadığını fark etmenin öfkenin kontrol edilmesine yardımcı olabileceğini belirten Seçkin, aynı sıcaklık ve trafik koşullarında bulunan diğer sürücülerin de benzer şekilde zorlanabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Sıcaklığın artmasıyla birlikte kişinin dürtülerini kontrol etmekte daha fazla zorlanabileceğini ifade eden Seçkin, bu nedenle öfke anında tepki vermeden önce kısa bir süre durup nefese odaklanmanın önemine dikkat çekti.
“Bilinçli farkındalık önemli”
Sıcak havalarda meydana gelen fiziksel değişimlerin ruhsal dalgalanmaları da etkileyebileceğini belirten Seçkin, stresle ilişkili hormonlardaki değişimlerin kişilerin ruh hali üzerinde etkili olabileceğini söyledi. Bu durumun öfke ve dürtüsel tepkilerde artışa neden olabileceğini kaydetti.
Seçkin, trafikte yaşanan olayları kişiselleştirmenin öfkeyi daha da artırabileceğini belirterek, sürücülerin karşılarındaki kişinin de benzer koşullardan geçtiğini hatırlamasının önemli olduğunu vurguladı.
Trafikte daha sakin saatlerin tercih edilmesinin de faydalı olabileceğini ifade eden Seçkin, özellikle acele edilmeyen durumlarda yoğunluğun daha az olduğu saatlerde yola çıkılmasını önerdi. Seçkin, öfke kontrolünde temel yaklaşımın ise bilinçli farkındalık, empati ve kişinin kendi tepkisini kontrol edebilmesi olduğunu belirtti.





