CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, TBMM Genel Kurulu’nda, Gaziantep’in sorunlarını gündeme getirdi. Gündem dışı söz alarak kürsüye çıkan Öztürkmen, Gaziantep’in ekonomik, sosyal ve altyapı sorunlarına vurgu yaptı. Gaziantep’te artan işsizliğe ve sanayideki daralmaya dikkat çeken Öztürkmen, tarımdan mültecilere kadar kentin pek çok sorununu gündeme getirdi.
CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gaziantep’in ekonomik, sosyal ve altyapı sorunlarını gündeme getirdi. Sanayide daralma, artan işsizlik, tarımda yaşanan sıkıntılar, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim ile Nizip Çayı’ndaki kirliliğe dikkat çeken Öztürkmen, “Garip Gaziantep, öksüz Gaziantep, kimsesiz Gaziantep” ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alan CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, kentin farklı alanlarda yaşadığı sorunları anlattı. Gaziantep’in üretim ve ihracat gücüne rağmen ekonomik sıkışma yaşadığını belirten Öztürkmen, sanayiden tarıma, eğitimden altyapıya kadar birçok alanda çözüm bekleyen sorunlar bulunduğunu ifade etti.
“Rakamlar vahim”
Gaziantep’te sanayi ve ticaretin zor bir dönemden geçtiğini savunan Öztürkmen, özellikle tekstil sektöründe artan enerji ve işçilik maliyetlerinin işletmelerin rekabet gücünü düşürdüğünü belirtti. Küçük işletmelerin de maliyet artışları ve alım gücündeki gerileme nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getiren Öztürkmen, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve bölgeye özel destek paketlerinin uygulanması gerektiğini kaydetti.
Gaziantep’te konkordato kararları ile şirket kuruluş ve tasfiye verilerine dikkat çeken Öztürkmen, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye'nin en büyük üretim ve ihracat merkezlerinden olan Gaziantep son yıllarda ciddi bir ekonomik sıkışma ve finansal kriz içinde. Gaziantep ekonomisinin lokomotifi olan tekstil sektörü başta olmak üzere, tüm sektörlerimiz artan enerji ve işçilik maliyetleri karşısında küresel pazardaki rekabet gücünü kaybetmektedir. Alım gücünün düşmesi, maliyet artışları ve yüksek ciro kayıpları kent merkezindeki küçük işletmelerin de bir bir kapanmasına yol açıyor. Gaziantep iş dünyası, üretim hatlarının devam edebilmesi için acil olarak finansmana erişim kolaylığı ve bölgeye özel teşvik/destek paketlerinin devreye alınmasını talep ediyor. Sadece Ekim 2026'nın son haftasında tekstil, ayakkabı, gıda, inşaat ve lojistik gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren 19 şirket ve iş insanı hakkında yeni konkordato kararları yayımlanmıştır. TOBB verilerine göre Gaziantep'te Eylül 2026'da kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %17,05 azalarak 253'e gerilemiştir. Buna karşılık, piyasadan çekilmek zorunda kalan ve tasfiye edilen şirket sayısı aynı dönemde %31 artış göstererek 64’ten 84’e yükselmiştir. Rakamlar vahimdir. Bu durum Gaziantep'te sanayi ve ticareti bitirmekle kalmıyor büyük bir işsizlik sorunu da yaratıyor. Yakın dönemde sanayi çalışanı yaklaşık 100 bin işçi işten çıkartılmıştır.“

Tarımda üreticinin sorunlarına dikkat çekti
Gaziantep’te tarım sektörünün de ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Öztürkmen, Antep fıstığı üreticilerinin artan girdi maliyetleri nedeniyle ürünlerini maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını ileri sürdü. Yurt dışından kaçak yollarla Antep fıstığı getirildiğini savunan Öztürkmen, bunun yerli üreticiyi daha da zorladığını ifade etti.
Nizip başta olmak üzere Barak bölgesindeki zeytin üreticilerinin de maliyetlerini karşılamakta zorlandığını kaydeden Öztürkmen, tarım, sanayi ve ticarette yaşanan sorunların kent ekonomisini ve vatandaşların geçimini olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Öztürkmen, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Tarım sektörümüz ise artık alarm vermeyi geçmiş bir çöküş dönemine girmiştir. Gaziantep'in tarımsal gelir kaynaklarının başında gelen Antep fıstığı üreticileri, artan girdi maliyetleri nedeniyle zararda. Ürünlerini maliyetinin altında satmak zorunda kalıyorlar. Her yıl bir öncekinden daha kötü geçiyor. Rekolte yüksek de olsa düşük de olsa üretici istediği sonucu alamıyor. Üstüne bir de yurtdışından kaçak yollarla Antep fıstığı sokulması üreticiyi daha da zorluyor. Başta Nizip ilçemiz olmak üzere bereketli Barak bölgemizde zeytinciler de isyanda. Sattığı zeytin maliyeti dahi karşılamıyor. “Böyle giderse bir iki seneye zeytinlikleri sökeriz” diyorlar. Sanayi, ticaret ve tarım olmazsa kalkınma olabilir mi? Refah sağlanabilir mi? İnsanlar iş bulabilir mi? Babalar, anneler evine ekmek götürebilir mi?“
“Sosyal çöküş var”
Ekonomik sorunların sosyal ve kültürel alanda da etkiler oluşturduğunu savunan Öztürkmen, Gaziantep’te madde bağlantılı suçların oranına ve eğitimde yaşanan aksaklıklara dikkat çekti. Bazı okullarda öğretmen eksikliği bulunduğunu ve temizlik konusunda sorunlar yaşandığını öne süren Öztürkmen, öğrencilerin temel hijyen ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini belirtti.
Öztürkmen, şöyle konuştu:
“Üretimi baltalayan ekonomik kriz sadece vatandaşımızın cebini vurmuyor. Sosyal ve kültürel çöküntüye de neden oluyor. Gaziantep'te uyuşturucu kullanımı korkunç boyutlara ulaşmış durumda. Türkiye'de uyuşturucu madde kullanarak, satarak ve satın alarak işlenen suçların diğer tüm suçlara oranı yüzde 2.54'tür. Bu oran Gaziantep'te yüzde 4.96'ya ulaşmıştır. Yani 2025 yılı verilerine göre, Gaziantep'te madde suçlarının diğer tüm suçlara oranı Türkiye genelinin tam iki katıdır. Gaziantep'te eğitim başlı başına bir sorun. Yeni öğretim dönemi öğretmensiz kalan sınıflarla başladı. Gittim yerinde gördüm, okulun ilk haftası “öğretmen yok” diyerek boşaltılan sınıfların öğrencileriyle velileriyle konuştum. Okullarımız temizlik, hijyen ve temizlikçi sorunu da had safhada. Çocuklar elini yıkayacak sabun bulamıyor.“
Altyapı ve ulaşım sorunlarını gündeme getirdi
Gaziantep’te altyapı, elektrik kesintileri, trafik ve yol güvenliği konularında da sorunlar yaşandığını dile getiren Öztürkmen, sağanak yağışlarda kentte su baskınlarının meydana geldiğini, ana arterlerin trafik yoğunluğunu kaldıramadığını ve bazı yol çalışmalarının uzun sürede tamamlanamadığını savundu. Özellikle kırsal ilçelerdeki yolların tehlike oluşturduğunu belirten Öztürkmen, sağlık hizmetlerine erişimde de vatandaşların sıkıntı yaşadığını ifade etti.
Öztürkmen, “Alt yapı sorunları bir başka dert. Gaziantep'te deniz yok sanmayın. Sağanak başlayınca gizli denizlerimiz ortaya çıkıyor. Kent genelinde elektrik kesintileri kronik bir durum haline geldi. Her hafta Gaziantep'ten katliam gibi kaza haberleri geliyor. Kentin ana arterleri yoğunluğu kaldırmıyor. İnşasına başlanan yollar ise aylarca hatta yıllarca tamamlanamıyor. Özellikle taşra ilçe yolları ölüme davetiye çıkartıyor. Nitelikli sağlık hizmetine erişmek ayrı bir dert. Her gün hastanelerden randevu alamayan onlarca hasta yakınından telefon geliyor.“ şeklinde konuştu.
Nizip Çayı için ıslah çağrısı
Nizip Çayı’ndaki kirliliği de Meclis gündemine taşıyan Öztürkmen, sanayi tesislerinden kaynaklanan atıkların çevreye ve bölgedeki tarım ile hayvancılığa zarar verdiğini ileri sürdü. Çayın temizlenmesi ve ıslah edilmesi gerektiğini belirten Öztürkmen, kentteki sığınmacı nüfusuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Öztürkmen, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sanayi tesislerinden arıtılmadan veya yetersiz arıtmayla deşarj edilen kimyasal atıklar, Nizip çayını adeta bir zehir kanalına dönüştürmüştür. 15 köyde tarım ve hayvancılık bitti, kanser vakaları zirve yaptı. Nizip çayı bir an önce ıslah edilmeli ve bu zehirden arındırılmalıdır. Diğer yandan sığınmacı sorunu da çözülmüş değil. Göç İdaresi’nin verilerine göre Eylül 2026 itibariyle Gaziantep’te 312 bin 485 Suriyeli yaşıyor. Gerçek rakamın ise 500 binin üstünde olduğu tahmin ediliyor. Hal böyleyken Gaziantep'in sorunlarının çözümü için verdiğimiz tüm önergeler iktidar vekillerince reddediliyor. Garip Gaziantep, öksüz Gaziantep, kimsesiz Gaziantep. Ancak biz sonuna kadar bu Meclis çatısı altında gazi kentimizin sorunlarına çözüm arayacağız.“




