Sosyal ağ zorbalığı
Sevgili Dostlar,
Cep telefonu ilk çıktığında, sevgili annem telefon edinmemek için epey uğraşmıştı. Evet, yanlış okumadınız, edinmemek için. “Benimle her yere gelen bir telefonum olduğu anda beni herkes her yerde bulabiliyor olacak. Bu da özgürlüğün sonu demek!” demişti. Bugün sanırım hepimiz bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu görüyoruz.
Sosyal medya ve dijitalleşme artık önüne geçilemez, görmezden gelinemez bir hal aldı. Yazımın başlığı bu ortamların oluşturduğu dezavantaja dikkat çekerken aslında birçok avantajları da var, öncelikle bunlardan bahsedelim. Sosyal medya sayesinde geçmişe gömülü kalmış arkadaşlarımıza tekrar kavuştuk, yeni yeni meslekler edinip işler bulmaya başladık; kısacası hayatla bağlarımız kat be kat arttı. İyi ki de oldu bunlar. Ancak sosyal medyanın karanlık tarafına bakınca burada zaman zaman oldukça zorba ve acımasız ortamların insanları hırpaladığını görüyoruz.
Şu Whatsapp gruplarına bakalım mesela. Ortak konuları, özellikleri veya geçmişi olan bir grubun cep telefonu üzerinden oluşturduğu kapalı gruplar. Ancak gruptakilerle ortak özellikleriniz varsa gruba girebiliyorsunuz. Bu gruplarda bazı kişiler oldukça aktif, gün boyunca gruba mesaj atıyorlar, sohbetleri tetikliyorlar ve neşeli bir atmosfer yaratıyorlar. Bu insanların belli ki gün içinde bunu yapabilecek vakitleri ve enerjileri var. Bazı üyeler ise sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Zamanları veya enerjileri, gruptaki sohbete katılmaya yetmeyebiliyor. Veya daha içe dönük oldukları için sohbete katılmayıp sadece izlemeyi tercih edebiliyorlar. İşte bu noktada, grupta illa ki biri çıkıp sessiz kalan bu üyeleri eleştirmeye başlıyor. Efendim, sohbete neden katılmıyorlarmış, uzaktan seyretmekle arkadaşlık olmazmış, vs. Ve en nihayetinde, empati yapamayan bu üye yüzünden sessiz izleyiciler gruptan ayrılıyor ve grubun havası darmadağın oluyor.
Bazen de bu gruplarda oldukça ayrımcı yorumlar yapılabiliyor. Yine empati yeteneğinden yoksun ve dünyadaki çok sesliliğe tahammülü olmayan üyeler, herkesin kendileri gibi olduğunu varsayarak “öteki” ile ilgili yersiz yorumlar yapabiliyor. Bilmiyor ki grupta o “öteki” var. Bu durumda da grup dağılıyor ve ilişkiler çok tatsız noktalara ilerleyebiliyor.
Sosyal medya platformları hem cezbedici hem tehlikeli. Yaptığınız bir paylaşımla bir anda yıldız gibi parlayabiliyor veya atom bombası kadar yıkıcı bir etki yaratabiliyorsunuz. Çok dikkatli olmak lazım.
Bugün annemin bir cep telefonu var. Ancak Facebook vb sosyal medya mecralarında bir hesabı yok. Sanırım bu şekilde özgürlüğünü az da olsa muhafaza edebiliyor.
Bu vesileyle hepinize sosyal medya platformlarında empati dolu ve yapıcı paylaşımlar dilerim. Lütfen can yakmamaya özen gösterelim, farklılıklara ve bireysel tercihlere saygı duyalım.
“Cümleler hafif kalıyor yaşadıklarımın ağırlığı karşısında. İşte bu yüzden susmak; bu aralar en çok kullandığım iletişim şekli.”
Anthony Robbins
Sevgiyle kalın,