HÜKÜMET, referandumla birlikte 3 dönemdir “beka sorunu” diyerek ajitasyon üslûbuyla seçimleri kendi lehine çevirmeye çalışıyor. Yine aynı üslûp piyasada! “Beka sorunu” üzerinden yerel seçimleri “genel seçim” havasına büründürmek istiyor.
Ülkenin geleceğini ilgilendiren çok hassas bir konu üzerinden niçin seçim kampanyası yapılır, dersiniz? Hükümet bunu yapmakla yerel yönetimlerdeki hangi büyük yanlışlarını örtmek istiyor? Sayıştay’ın gün yüzüne çıkardığı 1.522 belediyedeki “yolsuzluk” ve “usulsüzlüğü” mü? Astronomik noktaya ulaşan belediyelerin borçlarını mı? Belediyecilik uygulamalarındaki “plansızlığı” mı? Yerel seçimlerde “yerel konular” konuşulmalı, değil mi?
Beka, “kalıcılık” anlamında! Özellikle “ülkeye dışarıdan gelen tehditler” için kullanılır. İçteki bazı kişiler düşmanlarımızla “iş birliği” yapıyorsa, iç tehdit de söz konusu olabilir. Böyle bir durumda hükümete düşen vaveylâ koparmak değil; tedbir almaktır. O da kâmil anlamda “iç barış”ı sağlamak; tehdit unsurlarına karşı birlikte hareket etmekle olur. 17 yıldır, büyük çoğunlukla iktidarda bulunan bir hükümet, beka sorunundan söz ediyorsa, kendisini ciddi bir şekilde sorgulamalıdır. Hükümet “dış politika”sını gözden geçirmeli. ABD’nin ülkemiz ve İslâm dünyasını yok etme plânları kimsenin meçhulü değil. Daha geçtiğimiz günlerde ABD Dışişleri Bakanı Pompeo skandal bir harita paylaştı. Antalya’dan Zonguldak’a kadar Türkiye ikiye bölünmüş olarak gösterildi. (06.02.2019) ABD’ye “kadim dost”; “stratejik ortak” diyenler Türkiye’nin bekasını kimin tehlikeye soktuğunu hâlâ anlayamadılar mı?
ABD’YE EŞ BAŞKANLIK NİYE?
ABD; 2001’de Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) açıkladı. Türkiye’nin doğusunun da içinde bulunduğu 22 İslâm ülkesinin haritasını değiştireceğini duyurdu. Projesini yürütmek için Türkiye başbakanına “eş başkanlık” görevi verdi. Erbakan Hoca, “ESAM Konferansları”nı Türkiye’ye musallat olan dış tehditler konusunda “uyarıcılık” görevini yerine getirmek için düzenledi. O konferanslarda ABD’nin emellerine alet olan yöneticilerin içyüzünü görebilirsiniz!
Saadet Lideri Temel Karamollaoğlu, Türkiye’nin, bölgeyi parçalamak isteyenlerin “tehdidi altında” olduğunu anlattı: “Bunları yapan ABD ve İsrail. Kendi ifadesiyle bu projenin Eş Başkanı Erdoğan’ın kendisi. Ülkenin bir beka sorunu varsa, sorumlusu AK Parti’dir. AK Parti’nin pili bitti. Onun için beka sorununu gündeme getiriyorlar.” (02.02.2019)
Yöneticilerimiz hangi akla hizmet için ABD ile “dost”; “stratejik müttefik” oluyor; istihbarat paylaşımı gibi senli benli ilişkiler içine girebiliyor? 50 sene aldatıldığımız FETÖ olayından hâlâ ibret alamadılar mı? Light İslâm, Dinlerarası Diyalog, Medeniyetler İttifakı gibi projeler Dünya Kiliseler Birliği’nin icadı. Bu işte büyük görevi FETÖ’ye vermişlerdi.
Geçtiğimiz günlerde, BM Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Miguel Moratinas Dışişleri Bakanlığı’nın daveti üzerine Türkiye’ye geldi. Türkiye 2005’ten beri bu ittifakın eş başkanlığını yapıyor. İttifaka sponsor oluyor. Dışişleri Bakanımız sürecin canlandırılacağını söyleyerek onlarla birlikte iyi işler yapacaklarını anlattı. Hükümet, beka sorunundan söz edip kendi insanının kuyusunu kazacağına bu türden ifsat çalışmalarına son vermeli.
HÜKÜMET, ABD ile yaptığı Eğit-Donat anlaşmaları ile Suriye’deki terör örgütlerini güçlendirdi. ABD, “Suriye’den çekileceğini” söyleyerek kendisine yönelen tepkileri azalttı. Uygulamaları ABD’nin “daha büyük plânların peşinde” olduğunu gösteriyor. İyi eğitilmiş 600 yeni askerini bölgeye göndermesi bu yüzden.
Hükümet, halkın desteğini almak için ABD’ye karşı celâlleniyor; demediğini bırakmıyor. Fakat icraatı ABD için yapıyor. Doğrudan veya dolaylı destek veriyor. Bu çeşit tutarsız politikalara son verilmeli. Türkiye her türlü dış etkiden kurtarılmalı. Erbakan’ca, “Bana ne Amerika’dan” diyerek el ele verip geleceğimizin teminatı için çalışmalıyız.
Bunun yolu iç barışı sağlam bir zemine oturtmaktır. Hükümet, “oy avcılığı” uğruna kendi görüşünde olmayanlara “yakıştırmalar” yapmaktan vazgeçmeli. İçlerinden çıkan eski bir cumhurbaşkanına “hain” diyebilmeleri AKP’nin iktidar hırsının geldiği noktayı gösteriyor. Gül “hain”se belgelerini yargıya verin; kararı âdil mahkemeler versin. Tarih önünde ve Allah’ın huzurunda hesap vereceğinizi unutmayın!
AKP’nin iddia ettiği gibi Türkiye’de “beka sorunu” oluşmuşsa, sorumlusu 17 yıllık yanlış politikaların sahibi olarak kendileridir. Vatandaşlarımızın yarısını “hain” ilân etmek düşmanlarımızın emellerine alet olmaktır. SP Genel Basşkanı Karamollaoğlu uyarıyor: “Cumhurbaşkanı Türkiye’yi kucaklamalı. Partisinin, Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı değil; 82 milyonun cumhurbaşkanı olmalı. Türkiye’nin bekası buna bağlıdır.”
Bilinsin ki, Türkiye ancak, Çanakkale örneğindeki gibi tek kalp, tek yumruk olarak “beka sorunu”nu ortadan kaldırabilir. Selam ve Dua ile