Ne kadar ekmek o kadar köfte diye bir tabir vardır. Mutlu hocanın elindeki malzemeden ancak bu kadar ürün çıkıyor.

Ligin alt ve üst sıralarını derinden ilgilendiren bir futbol gecesinde gülen taraf Başakşehir takımı oldu. Gaziantepspor kazansa alt sıralardan kopup ateş hattının dışına kendisini atacak, Başakşehir kazansa ilk dört sıra içerisindeki iddiasını devam ettirme şansını devam ettirecekti. Nitekim, Abdullah Hoca’nın öğrencileri derslerini iyi çalışmış olmanın vermiş olduğu güvenle gülen taraf olmayı zorlanmadan başardılar.

Gaziantepspor ise bildiğimiz gibi eski tas eski hamam. Son lig maçında Sivas deplasmanında olduğu gibi bu maçı da kaleye tek şut çekmeden tamamladılar. 

Arkadaş, kendi evinde oynadığın ve mutlak kazanman gereken bir karşılaşmayı bu oyun mantığı ile lehine çevirmen gayrıkabul bir durumdur. İç sahada oynadığın bir karşılaşmaya tek forvetle başlamanın başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?

Son iki lig maçında bariz bir şekilde ortaya çıkan bir durum var ki, Gaziantepspor’lu futbolcularda ruh diye bir şey kalmamış. Bir tek canla başla mücadele etmeye çalışan Muhammet Demir var. Sanırım o da yaklaşan ara transfer döneminde kendisine başka bir kapı bulmak amacıyla mücadele ediyor.  Diğer oyuncuları suya çal gitsin.

Bu alınan mağlubiyetten sonra bana göre Gaziantepspor için tehlike çanları değil sirenleri çalmaya başladı. Fikstüre bakacak olursak haftaya Gençlerbirliği deplasmanına gidilecek. Ardından da şampiyon namzetlerinden Fenerbahçe’yi konuk edeceğiz. Açıkçası bizleri hiç iyi günler beklemiyor .

Kısacası kazanın dibi tutmuş Mutlu hoca. Ne kadar çalkalarsan çalkala bu kazan arınacak gibi gözükmüyor.